14. Hukuk Dairesi 2014/6187 E. , 2014/7154 K. "" MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2013 NUMARASI : 2012/116-2013/885 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabul…
**14. Hukuk Dairesi 2014/6187 E. , 2014/7154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2013 NUMARASI : 2012/116-2013/885 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davalılar, davacının iddiasının daha önce görülüp sonuçlanan Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/146 Esasında kayıtlı dava sırasında değerlendirildiğini, bu davanın da reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının tapu iptal tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 26.09.2011 tarihli 2011/8674 Esas 2011/10906 Karar sayıl ilamı ile onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine, Dairemizin 17.01.2012 tarihli 2011/15616 Esas 2012/384 Karar sayılı ilamı ile onama ilamı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiası ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır;