8. Hukuk Dairesi 2018/6102 E. , 2018/14146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeninin, davaya konu edilen 859 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava
**8. Hukuk Dairesi 2018/6102 E. , 2018/14146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeninin, davaya konu edilen 859 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise komşu 858 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafın, vekil edenine ait taşınmaza inşaat yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak, müdahalenin önlenmesine ve yapının kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf, davacının taşınmazına bilmeden duvar yaptığını, ancak daha sonra yıktığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalının, davaya konu elatmayı kaldırdığı, taşınmazı eski haline getirdiği gerekçesi ile “Dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27,70 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 85,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 57,70 TL'nın talep halinde davacıya iadesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen kısa kararda; “Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27,70 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 85,40 TL harçtan mahsubu ile kalan 47,70 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 6. maddesine göre hesaplanıp takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denildiği halde, gerekçeli kararda; “57,70 TL harcın davacıya iadesine” karar verilmiş ve kısa karar ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine gerekçeli kararda yer verilmemiş, bu şekilde, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve HMK'nın 297/2. maddesi hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesi hükmü ise, sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını amirdir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, Mahkemece yapılacak iş; önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir. Hüküm, bu nedenle Kanuna, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na aykırı olarak tesis edildiğinden bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.6.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.