DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3069 E. , 2025/546 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3069 Karar No : 2025/546 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1705, K:2023/2880 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması isteni…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3069 E. , 2025/546 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3069 Karar No : 2025/546 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1705, K:2023/2880 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesinde yer alan "Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak" hükmünün, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 tarih ve 1746 sayılı Genelgesi'nin (EGM Genelge No:2016/7, Bakanlık Genelge No:2016/3) iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1705, K:2023/2880 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 153. maddesinde; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesinde yer alan kurallar aktarılmış; Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda, iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği belirtilmiş; öte yandan anılan iptal kararı sonrasında 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-6/s, 37 ve geçici 1. maddelerinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesi yönünden, Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesinin ayrıca karara bağlandığı, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. maddenin yürürlükten kaldırıldığı, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümlerinin düzenlendiği, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği, 23/03/1979 tarih ve 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, Bu itibarla davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 tarih ve 1746 sayılı Genelgesi yönünden, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptalini öngören kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olmasıyla amaçlananlardan birinin Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere yasama organına bir yıl süre verilmesi, bir diğerinin de iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin bir yıl süreyle yürürlükte kalmasının sağlanması olduğu, Anayasa Mahkemesi kararının yalnızca iptal hükmü dikkate alınıp, bir yıl ertelenmesine ilişkin kısmının dikkate alınmamasının hukuken kabul edilemeyeceği, bu durumun, ülke iç güvenliğinden sorumlu olan ve denetimi ve disiplini de yaptığı vazife kadar önemli olan emniyet teşkilatının disiplin mevzuatı olmadan hareket etmesine ve kamu hizmetinin aksamasına sebep olacağı, Dolayısıyla kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca yasama organına yönelik olduğunun kabulünün, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına ve Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edeceği, Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasa'nın 153. maddesi hükümlerinin ihlal edileceği ve hukuki boşluğa sebebiyet verileceği, bu durumun ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracağı, böylece, azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağı, Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya kararın yürürlüğe gireceği tarihe kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin yürürlükte olduğu hususu dikkate alındığında, bu süreçte emniyet teşkilatı personelinin disiplin işlemlerinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün uygulanmasına devam edileceği, Diğer taraftan, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. maddenin yürürlükten kaldırıldığı, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümlerinin düzenlendiği, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarih ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verildiği, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği, Kanun'un geçici 1. maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarih ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağının; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağının kurala bağlandığı, Yukarıda aktarılan hukuki süreç ve açıklamalar dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan disiplin cezasının da dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gerekse bu Kanun Hükmünde Kararname'nin kabul edilmesine dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığı, Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … - EGM Genelge No:2016/7 - Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı dava konusu Genelgesi ile Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, aynı kararda iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülerek kanun koyucuya bir yıl içerisinde yeni bir düzenleme yapma imkanı verildiği, kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre yapılan veya yapılacak olan işlemler ile uygulanan cezaların hukuka uygun olacağının belirtildiği ve idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, bugüne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğunun, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının bu cezaları kapsamadığının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunacağının, bu süre içinde işlenmiş veya işlenecek eylem, tutum ve davranışlara veya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin tatbik edileceğinin tüm emniyet teşkilatı personeline tebliğ edilmesi gerektiğinin bildirildiği, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin aynı kararda belirtilmesi üzerine, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin, iptal kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararın yürürlüğe girmesi için öngörülen bir yıllık sürenin dolacağı tarihe kadar emniyet teşkilatı personeli hakkında uygulanmaya devam edileceği ve iptal kararı öncesinde anılan Tüzük uyarınca verilen disiplin cezalarının da Kanun Hükmünde Kararname ve Kanun hükümleri ile geçerliliğinin devam ettirildiği açık olduğundan, bu sürece yönelik emniyet teşkilatı personelinin bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanan ve kararda aktarılan mevzuat hükümleri ile açıklamalara aykırı bir hususun da yer almadığı dava konusu Genelge'de hukuka aykırılık bulunmadığı, Bireysel işlem ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakları ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden, Dava dosyasının incelenmesinden, ... İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan emniyet mensuplarının Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmesini protesto etmek amacıyla 07/01/2015 tarihinde Şanlıurfa Adliyesi önünde ve bahçesinde düzenlenen yasa dışı protesto eylemlerine katılan emniyet mensuplarına yönelik olarak yapılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının adliye binası önünde bulunan ve slogan atan emniyet mensuplarının arasında bulunduğunun görüntü tespit tutanağı ile belirlendiğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, Dava dosyasında bulunan soruşturma raporu ve eklerinin değerlendirilmesinden, soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı esasına kayıtlı dava dosyasında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, suçu ve suçluyu övme suçlarından yargılaması devam eden davacının, Şanlıurfa Adliyesi önünde siyasal amaçla yapılan açık hava toplantısına görevli olmadığı halde katılma eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından, görevli olmaksızın siyasi amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kısmen davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, suçun manevi unsurunun oluşmadığı; olay gününde suç işlendiği iddia edilen bölgeye yakın bir alanda bulunması ve saatlerce süren eylemde sadece 21.10-21.12 saatleri arasında iki dakika eyleme katıldığı ileri sürülerek meslekten çıkarılma cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu; gerek müfettiş raporunun gerekse disiplin kurulu tarafından yapılan incelemelerin tarafsızlıktan ve objektif bir değerlendirmeden uzak olduğu; Devlet büyüklerine hakaret suçlamasından, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; dava konusu eyleme yorum ile siyasi nitelik kazandırılmaya çalışılmasının ve bu doğrultuda memuriyetine son verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu; serbest bırakılan mesai arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerini ilettiği sırada Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından görüntü alındığı ve eylem içerisindeymiş gibi bir intiba yaratıldığı, kamera kaydındaki tek eylemin serbest kalan meslektaşlarına sarılmak ve geçmiş olsun dileklerini iletmek olduğu; soruşturma evrakının bir nüshasının kendisine verilmediği; tanık dinletme talebinin karşılanmadığı; delil araştırması ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinin kabul görmediği; maddi gerçek aydınlatılmadan karar verildiği; Tüzük'ün dayanağının iptal edilmesi sebebiyle cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği; slogan atan gruptan ayrı olarak adliye kapısında beklediği ve kesinlikle slogan atmadığının kasten belirtilmediği, "orada bulunduğu" belirtilmek suretiyle soruşturma kapsamında hiçbir ilişki ve irtibatı bulunmayan şahısların eylem ve sloganlarından sorumlu tutulduğu; görüntülerin tamamı objektif bir şekilde incelendiğinde slogan atan gruptan ayrı durduğunun, slogan atmadığının açıkça görüldüğü ancak lehine olan bu hususlar dikkate alınmadan kasten mağdur edildiği; üyesi bulunmadığı sendikaların olay ile ilgisiz eylemlerinin dosyada yer aldığı ve bu eylemler sebebiyle ısrarla cezalandırıldığı; başka polis memurlarının benzer iddialarla daha hafif cezalar ile cezalandırıldıkları; soruşturma dosyasının eksik ve özensiz hazırlandığı; ceza soruşturmaları neticesinde lehine verilen kararların disiplin sürecinde dikkate alınmadığı; dosyanın bir başka müfettiş tarafından hazırlanması talebinin de kabul edilmediği; başarılı bir meslek geçmişi bulunduğu; Tüzük'ün suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olduğu ve bu iddianın Dairece dikkate alınmadığı; aynı şekilde dava konusu Genelge ile de cezalandırılamayacağı; olaya 657 sayılı Kanun'un uygulanabileceği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerce savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının kısmen onanması, kısmen gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, komiser olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı işlemi ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmıştır. Davacı tarafından, bu işlem ile işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesinde yer alan "Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak" hükmünün ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 tarih ve 1746 sayılı Genelgesi'nin (EGM Genelge No:2016/7, Bakanlık Genelge No:2016/3) iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı; gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği; bu tarihin, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği; iptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlayacağı; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği; Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kurala bağlanmıştır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almaktayken Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile anılan kuralın birinci cümlesinin, "disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiş ve anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin yukarıda değinilen kararına konu olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarih ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kuralı yer almıştır. Akabinde, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile genel kolluk görevlilerine ilişkin disiplin hükümleri düzenlenmiş olup Kanun'un 37. maddesinin ilk fıkrasında, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesi; Geçici 1. maddesinin 7148 sayılı Kanun ile değişik halinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak; a) Bu Kanunun usule, yetkili disiplin amiri ve yetkili disiplin kurullarına ilişkin hükümleri derhal uygulanır. b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur. (4) Sahil güvenlik ve jandarma teşkilatlarında görev yapan Milli Savunma Bakanlığı personelinin disiplin işlemleri, görevleri süresince bu Kanun hükümlerine göre yürütülür." düzenlemesi mevcuttur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü bulunmaktadır. Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize konu kararın, dava konusu Genelge'ye ilişkin kısmı yönünden, Yukarıda aktarılan hükümlerin değerlendirilmesinden, davacının cezalandırılmasına ilişkin işlemin de dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gerekse bu Kanun Hükmünde Kararname'nin kabul edilmesine ilişkin 7068 sayılı Kanun uyarınca verilmiş addolunacağının ve anılan düzenlemelerin yürürlüğe girdikleri tarihlerden önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağının kurala bağlandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Genelge'de, Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile anılan Tüzük'ün dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptaline ve iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilerek kanun koyucuya bir yıl içerisinde yeni bir düzenleme yapma imkanı verildiği; kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29/01/2017 tarihine kadar Tüzük hükümlerine göre yapılan veya yapılacak olan işlemler ile uygulanan cezaların hukuka uygun olacağı belirtilmiş ve idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, bugüne kadar Tüzük hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğunun, iptal kararının bu cezaları kapsamadığının ve bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin, dolayısıyla Tüzük hükümlerinin yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29/01/2017 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunacağının, bu süre içinde işlenmiş veya işlenecek eylem, tutum ve davranışlara Tüzük hükümlerinin tatbik edileceğinin tüm emniyet teşkilatı personeline tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde anılan Tüzük uyarınca verilen disiplin cezalarının 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu Kanun Hükmünde Kararname'nin kabul edilmesine ilişkin 7068 sayılı Kanun uyarınca verilmiş addolunacağı ve aynen muhafaza olacağı Kanun Hükmünde Kararname ve Kanun hükümleri ile düzenlendiğinden, bu sürece yönelik emniyet teşkilatı personelinin bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanan ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile değerlendirmelere aykırı bir hususun yer almadığı dava konusu Genelge'de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu Genelge yönünden davanın reddine ilişkin Daire kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiş olup kararın Genelge'ye yönelik kısmının bu gerekçeyle onanması gerekmektedir. Kararın temyize konu diğer kısımları yönünden, Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay İkinci Dairesi kararının, temyize konu diğer kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1705, K:2023/2880 sayılı kararının, dava konusu Genelge bakımından yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Anılan Daire kararının temyize konu diğer kısımlarının ise ONANMASINA, 4. Fazla yatırılan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 5. Kesin olarak, 06/03/2025 tarihinde, bireysel işlem yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY X- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için kanuni dayanak oluşturan fiil, işlem ve davranışların, ceza hukuku anlamında suç oluşturması durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda toplantı veya gösteri yürüyüşlerine ilişkin olarak cezai düzenlemeler mevcuttur. Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31 maddesinde belirtilen "Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak" fiilini işlediğinden bahisle … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu fiili nedeniyle ''kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, suçu ve suçluyu övmek ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlarından ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ceza yargılaması sonucunda, davacının söz konusu fiili ve suçu işleyip işlemediğinin belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiğinden, bireysel işlem bakımından ve bu işlemin hukuka uygunluk denetimi sonucunda verilecek karara göre davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin talebine yönelik olarak hüküm kurulacağından bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kısmen kabul edilerek, temyize konu kararın bireysel işleme ve davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.