DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/653 E. , 2024/1308 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/653 Karar No : 2024/1308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Tekstil Temizlik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi - ... Elektronik Medikal Temizlik Gıda Otomotiv Ürünleri Pazarlama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) ... İdaresi Başkanlığı - ... - VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAH…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/653 E. , 2024/1308 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/653 Karar No : 2024/1308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Tekstil Temizlik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi - ... Elektronik Medikal Temizlik Gıda Otomotiv Ürünleri Pazarlama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) ... İdaresi Başkanlığı - ... - VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)... Teşkilatı Anonim Şirketi VEKİLİ : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından ihale edilen... ihale kayıt numaralı "Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin 21 Bölgede Toplam 5.503 Yaya ve 538 Motosikletli İşçi İle Yürütülmesi İşi" uhdesinde kalan davacı tarafından, ihale kararı için tahakkuk eden damga vergisi ile ihale kararı üzerine düzenlenen sözleşme için tahakkuk eden damga vergisi ödendikten sonra, yargı kararı üzerine sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenen damga vergilerinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi işlemine karşı açılan davada verilen merciine tevdi kararı üzerine tesis edilen şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ihale kararı ve sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergilerinin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı: i. Dava konusu işlemin iptali istemi yönünden yapılan değerlendirme: Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana gelmektedir. İhaleye ilişkin olarak düzenlenen kağıtlarda vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi, kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesiyle mümkündür. Davacı tarafından üstlenilen ihalenin idare mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle ihale kararının ve bu karara istinaden ihale uhdesinde kalan davacı ile ihale yetkilisi arasında imzalanan sözleşmenin tekemmül ettiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, 488 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceğinden damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla olayda açık bir vergilendirme hatası bulunduğundan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. ii. İhale kararı ve sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergilerinin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden yapılan değerlendirme: Yukarıda açıklandığı üzere tahsili hukuka aykırı bulunan damga vergilerinin, davacının talebi doğrultusunda, tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerekmektedir. iii. Karar sonucu: Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiş ve ihale kararı ve sözleşmeye ilişkin damga vergilerinin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: i. Mahkeme kararının ihale kararı nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi yönünden yapılan inceleme: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ii. Mahkeme kararının sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi yönünden yapılan inceleme: Damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, 488 sayılı Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği dikkate alındığında, olayda, sözleşmenin imzalanması anında damga vergisini doğuran olay gerçekleşmiştir. Sözleşmenin sonradan iptal edilmesinin, içerdiği hükümlerin iptal edilinceye kadar olan hukuki durumunu kusurlandırmayacağından ve taraflar bu sözleşme hükümleri sayesinde hak ileri sürerek ispatlayabileceklerinden, vergiyi doğuran olay üzerinde etkisi yoktur. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü, iptal edilmiş sözleşmenin, taraflarına hukuki ve maddi yarar sağlayıp sağlamayacağı ve tevsik edici mahiyetinin kalıp kalmadığı gibi hususların hukuken yorumlanmasını gerektirmektedir. Vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek iddiaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122 ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmadığından, mahkeme kararının sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir. iii. Karar sonucu: Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle mahkeme kararının, ihale kararı nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini reddetmiş; sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra bu kısım yönünden davayı reddetmiştir. Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2021/1819, K:2021/7161 sayılı kararı: i. Davalı ve davalı yanında müdahil olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından, temyize konu kararın, ihale kararı nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Davalının ve davalı yanında müdahil olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ii. Davacı tarafından, temyize konu kararın, sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Olayda, ihale karar tarihi itibarıyla, imzalanan sözleşmenin feshedilmesi durumunda damga vergisinin iadesine yönelik kısıtlayıcı bir düzenleme mevzuatta yer almamakta iken Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile eklenen parantez içi hükümle “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” şeklinde düzenleme yapılmış ve damga vergisinin iadesi bakımından kısıtlama getirilmiştir. Anılan mevzuat değişikliğinin bu tarihten önce alınan ihale kararı üzerine imzalanan sözleşmelere uygulanması kişiler açısından belirsizliğe ve öngörülmezliğe neden olacak, geriye yürümezlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil edecektir. Anılan Kanun değişikliğinden çok önce ihale kararının alınıp sözleşmenin imzalandığı ve sözleşmenin mahkeme kararı uyarınca feshedildiği anlaşıldığından Kanun değişikliğinin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması mülkiyet hakkının ihlali neticesini de doğuracaktır. İhale kararı üzerine davacı ile ihale makamı arasında imzalanan sözleşme, ihalenin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle idarece tek taraflı feshedilmiştir. Sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren hükmünden yararlanılma vasfını yitirdiği ve feshedildiği tarihten itibaren damga vergisinin konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından, sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisinin sözleşmenin feshedildiği tarihten sonrasına tekabül eden kısmının vergilendirme hatası kapsamında iadesi gerekmektedir. Sözleşmenin feshedildiği tarihten önceki döneme isabet eden damga vergisinin ise, bu süreçte sözleşmenin devam ettiği, bir hakkın temini, bir hususun ispatı ve dolayısıyla düzenlenme amacı çerçevesinde ya da bu amaçla ilgili bir ihtilafa bağlı olarak sonuç alınmasını teminen ibraz edilebilecek bir belge niteliği taşıdığı ve tarafların yükümlülüklerinin geçerli olduğu, davacı tarafından sözleşme içeriği yükümlülükleri yerine getirmek, karşılığında hak edişler almak vb. suretiyle sözleşmenin hükmünden yararlanıldığı dikkate alındığında vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda, sözleşmenin 15/05/2015 tarihinde imzalandıktan sonra ihalenin iptali istemiyle açılan davada 27/05/2015 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesince yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlığa konu sözleşmenin hükmünden yararlanılıp yararlanılmadığı araştırılarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, temyize konu kararın sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. iii. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle kararın, ihale kararı nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasını onamış; sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı belirtilmiştir. Bozma kararında da ifade edildiği üzere, hukukun genel ilkelerinden olan geriye yürümezlik ilkesi uyarınca, vergilendirme işleminin sebep unsurunu oluşturan vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuatın uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Öte yandan, damga vergisi, 488 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de ifade edildiği üzere, hukuki işlemlerin dayanağını teşkil eden evrak ve vesikalar üzerine konulmuş hukuki tedavül vergisidir. Bu bakımdan, damga vergisinde vergiyi doğuran olay hukuki işlemler olmayıp bu işlemler dolayısıyla Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan kağıtların, Kanun'un 1. maddesinde öngörülen şekilde düzenlenmesidir. Yazılıp imzalanan veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen, herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek, yani hukuken tekemmül eden kağıtlarda damga vergisi açısından vergi alacağı doğacaktır. Dolayısıyla, kağıdın hukuken tekemmül ettiği anda vergiyi doğuran olay meydana geldiğinden, bu tarihteki vergilendirme unsurlarına göre vergi alacağının belli edilmesi yasal zorunluluktur. Vergi alacağı, vergiye tabi kağıdın yazılıp imzalanması veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenmesi ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilir niteliğe kavuşmasıyla ortaya çıkmaktadır. Aynı nitelikte olmakla birlikte istisna kapsamına alınan kağıtlar ise 488 sayılı Kanun'a ekli (2) sayılı Tablo'da sayılmıştır. Bunun dışında, kağıda bağlanan hukuki iş ve işlemlerde meydana gelecek değişikliklerin damga vergisi alacağı üzerinde etkisini kabul eden bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Hatta, hukuki iş ve ilişkilerde meydana gelen değişikliklerin kağıda bağlanması durumunda da (örneğin, sözleşme süresinin uzatılması, fesihname düzenlenmesi gibi) damga vergisi alacağının doğacağı kabul edilmiştir. Bozma kararından sonra verilen ara kararına cevaben müdahil tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden, uyuşmazlık konusu işe 01/06/2015 tarihinde başlanılmakla sözleşmenin hükümlerinden faydalanılmaya başlandığı görülmüştür. Bu durumda, hükümlerinden faydalanılmaya başlanılan sözleşme nedeniyle tahakkuk eden damga vergisinde, Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile yapılan değişiklikten önce ya da sonrasındaki mevzuata göre vergilendirme hatasının varlığından söz edilemeyecektir. Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Sözleşmenin 15/05/2015 tarihinde imzalandığı ve ihalenin iptali istemiyle açılan davada 27/05/2015 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu tarihler arasında yer teslimi ve hak ediş ödemesi yapılmadığı, dolayısıyla sözleşmenin hükmünden yararlanılmadığı, damga vergisi yönünden vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesinin kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesiyle mümkün olduğu, ihalenin iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin tekemmül etmediği, bu durumda 488 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceğinden damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, olayda açık bir vergilendirme hatası bulunduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp mevzuatın yorumu sonucunda çözümlenmesi mümkün olan hukuki uyuşmazlık niteliğindedir. Dolayısıyla var olduğu ileri sürülen hata, Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda bir vergi hatası kapsamında bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından ihalesi yapılan ve 04/05/2015 tarihinde ihale kararı onaylanan ... ihale kayıt numaralı "Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin 21 Bölgede Toplam 5.503 Yaya ve 538 Motosikletli İşçi İle Yürütülmesi İşi" davacının uhdesinde kalmış ve davacı ile ihale makamı arasında 15/05/2015 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. 13/05/2015 tarihinde davacı tarafından ihale kararı ve sözleşme için tahakkuk eden damga vergileri ödenmiştir. İhalenin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulmasına dair karar üzerine davacı ile ihale makamı arasında imzalanan sözleşme feshedilmiştir. Daha sonraki süreçte, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla ihalenin iptaline karar verilmiş ve anılan karar Danıştay Onüçüncü Dairesince gerekçeli olarak onanmıştır. Akabinde, davacı tarafından, yargı kararı üzerine sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenen damga vergilerinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi işlemine karşı açılan davada verilen merciine tevdi kararı üzerine tesis edilen şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ihale kararı ve sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergilerinin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Kanun'un 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. maddesinde, hesap hataları; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer istenmesi; 118. maddesinde de vergilendirme hataları; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; ikinci fıkrasında, bu Kanun'daki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği; aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu kurallarına yer verilmiştir. Anılan Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da, ihale kararları "II. Kararlar ve mazbatalar" başlığı altında damga vergisine tabi tutulurken, sözleşmeler "I. Akitlerle ilgili kâğıtlar" başlığı altında damga vergisine tabi tutulmuştur. Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmî daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarından damga vergisi alınacağı düzenlemesi yer almakta iken anılan hükme 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile şu parantez içi hüküm eklenmiştir: “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” Anılan parantez içi hükmün "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” şeklindeki son cümlesi Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup anılan karar 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlığın çözümü, davacının uhdesinde kalan ihalenin yargı kararı üzerine iptal edilmesi durumunda sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisinin iadesinin gerekip gerekmediği hususunun, düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır. 213 sayılı Kanun'un 116 ilâ 123. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için açık ve mutlak bir hatanın bulunması gerekmektedir. Damga vergisinde, vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana gelmektedir. Buna göre, sözleşmenin yazılıp imzalanması ile damga vergisi yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleşecektir. İhalenin yargı kararı üzerine iptal edilmesi durumunda, ihale kararı üzerine imzalanan sözleşme, imzalandığı tarih ile ihalenin iptaline dayanılarak feshedildiği tarih arasında yürürlükte olup anılan tarihler arasında hükümlerinden yararlanılacaktır. Sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki dönemde ise sözleşme yürürlükte olmadığından hükümlerinden yararlanılabilecek nitelikte bir belge bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, ihale kararının yargı kararı üzerine iptal edilmesi halinde, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki döneme isabet eden damga vergisi yönünden vergi hatasının bulunduğu; sözleşmenin feshedildiği tarihten önceki döneme isabet eden damga vergisi yönünden ise vergi hatasının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, olaya, davacının uhdesinde kalan işe ilişkin ihale kararının onaylandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuatın uygulanması gerektiğinden, uyuşmazlık konusu ihale kararının onaylandığı tarihten sonra yürürlüğe giren Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile yapılan değişiklikle getirilen hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Bunun sonucu olarak da Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı iptal kararının işbu davaya etkisinin değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davacının sözleşmenin hükmünden yararlanmadığı kısmı araştırılarak yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 25/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki hesap ve vergilendirme yanlışlıklarıdır. Uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp mevzuatın yorumu sonucunda çözümlenmesi mümkün olan hukuki uyuşmazlık niteliğindedir. Dolayısıyla var olduğu ileri sürülen hata, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda bir vergi hatası kapsamında değildir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.