Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2627 E. , 2024/3250 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2627 Karar No:2024/3250 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2627 E. , 2024/3250 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2627 Karar No:2024/3250 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü VII. Bölge Müdürlüğü Mersin Şube Müdürlüğü'nce 25/08/2017 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen "100. Yıl Tabiat Parkı İşletmecilik İşi" ihalesi neticesinde imzalanan Mersin 12. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylı "100. Yıl Tabiat Parkı İşletmecilik Sözleşmesi'nin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı Mersin Barosu Başkanlığı yönünden; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde sayılan baroların görevleri göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu ihale işleminin davacı Baro tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi avukatlık mesleğine yönelik de herhangi bir etkisinin olmadığı, öte yandan, anılan Kanun ile barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel alakası bulunmayan konularda da dava açma imkanı vermeyeceği, aksinin kabulü halinde baroların başta diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını ilgilendiren konular olmak üzere menfaat alakalarının bulunmadığı her konuda dava açabilmeleri sonucununun doğacağı ve bunun ise idari yargıda dava açma ehliyetine ilişkin düzenlemenin amacına aykırı olacağı dikkate alındığında, dava konusu ihale işlemleri ile Mersin Barosu Başkanlığı'nın menfaat alakasının bulunmadığı; Davacı ... yönünden; davacının dava konusu işlemle güncel ve kişisel bir alakası olmaksızın sırf mahalle sakini sıfatıyla dava açmasına olanak tanınacak şekilde menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılamayacağı, aksi yorumda idarelerin mülkiyetinde bulunan ve idarelerce satılan veya kiralanan taşınmazlar için taşınmazların bulunduğu mahalde oturan herkes tarafından dava açılabileceğinin kabulü gerekeceği, bu durumun ise hukuki güvenlik ilkesine zarar vereceği, davanın konusunun imar planı vb. bir işlemden kaynaklanmadığı, davacının, uyuşmazlığa konu ihale sonucunda davalı idare ile ihale üzerinde bırakılan şirket arasında imzalanan işletmecilik sözleşmesinin tarafı olmadığı, dolayısıyla hukuken korunabilen güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların dava konusu işletmecilik sözleşmesinin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, usule ilişkin olarak, Baro'nun hukuka aykırı işlemlerin hukuk aleminden kaldırılmasını temin etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu sebeple bakılan davada dava ehliyetinin bulunduğu, gerçek kişi davacı açısından ise, kişi farklı ilçede de olsa, Mersin'de ikamet ettiği, ihale konusu alandan şehir sakini olarak istifade ettiği, bu sebeple dava ehliyetinin bulunduğu; esasa ilişkin olarak ise, ihaleye konu milli parkta deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanlarının ve korunması gereken bir endemik bitki türünün bulunduğu, söz konusu alanda yapılaşmaya izin verilmesinin doğayı tahrip edeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HaKİMİ AHMET HAMİDİ'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü VII. Bölge Müdürlüğü Mersin Şube Müdürlüğü'nce 25/08/2017 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen "100. Yıl Tabiat Parkı İşletmecilik İşi" ihalesi neticesinde imzalanan Mersin 12. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylı "100. Yıl Tabiat Parkı İşletmecilik Sözleşmesi'nin, ihaleye konu milli parkta deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanlarının ve korunması gereken bir endemik bitki türünün bulunduğu, söz konusu alanda yapılaşmaya izin verilmesinin doğayı tahrip edeceği ileri sürülerek iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından; tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır..." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1-Mahkeme kararının, Mersin Barosu Başkanlığı'nın davasının ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının incelenmesinden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar Mersin Barosu Başkanlığı yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan davacı yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2-Mahkeme kararının, ...'in davasının ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmakta; doktrin ve içtihatlarla "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir alaka söz konusu ise davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte; bunun dışında ayrıca subjektif bir hakkın ihlal edilmesi şartı aranmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince ihtilafın niteliğine göre belirlenmektedir. Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat alakası kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davalı idare ile ihale uhdesinde bırakılan istekli arasında imzalanan sözleşmenin iptali istemiyle açılan işbu davada, uyuşmazlığa konu ihaleyle doğanın tahrip edildiği, deniz kaplumbağalarının üremesinin engellendiği, tabiat parkına beton döküldüğü, endemik bitkilerin söküldüğü yönünde iddiaların ileri sürüldüğü görülmektedir. Bu durumda, davacının sözleşmeye konu 100. Yıl Tabiat Parkı'nın bulunduğu şehirde oturduğu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesi gereğince hemşehri sıfatıyla bu davayı açtığı, Türk Dil Kurumu sözlüğünde hemşehrinin "memleketli" olarak tanımlandığı, mevzuatta önce "aynı yerde doğmuş olma" şeklinde tanımlanmış olan hemşehri kavramının 2005 yılında yapılan değişiklikle "aynı yerde ikamet etmeye" dayalı olarak tanımlandığı, dolayısıyla bu kavramın aynı yerde yaşamayı ifade ettiği anlaşıldığından, sözleşmeye konu 100. Yıl Tabiat Parkı'nın bulunduğu şehirde oturan davacı ...'in söz konusu parkın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca 5 (beş) yıl süreyle işletme hakkının verilmesine ilişkin ihale neticesinde imzalanan sözleşme ile hemşehri hukukundan kaynaklanan meşru, güncel ve makul menfaat ilgisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararının davacı ...'e ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı ... Barosu Başkanlığı'nın temyiz isteminin reddine; 2. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki kararının, ... Barosu Başkanlığı'na ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmının ONANMASINA; 3. Davacı ...'in temyiz isteminin kabulüne; 4. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki kararının ...'e ilişkin kısmının ise BOZULMASINA; 5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 11/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.