Başvuru, davacının dayandığı sözleşmenin geçersiz olması ve sözleşme geçerli kabul edilse dahi edimin yerine getirilmediğine dair deliller toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, davacının dayandığı sözleşmenin geçersiz olması ve sözleşme geçerli kabul edilse dahi edimin yerine getirilmediğine dair deliller toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ile davacı şirket arasında 25/10/1996 tarihli mimarlık hizmetleri tip sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan sözleşmede, mülkiyeti başvurucuya ait 774 ada 53 parsel sayılı taşınmaza ilişkin proje, teknik koordinasyon ve müşavirlik, uygulama, denetim ve gözetim ile teknik uygulama sorumluluğu hizmetlerinin bedeli karşılığında davalı şirket tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmıştır. Başvurucu ile davacı şirket arasında 9/8/2002 tarihinde ilk sözleşmeye ek sözleşme düzenlenmiştir. Ek sözleşmenin maddesinde başvurucu, ana sözleşmeye konu arsanın kaybedilen imar haklarının ihya edilmesi ve iptal olan inşaat ruhsatında yazılı hakların yeniden elde edilmesi konusunda uzun bir süre boyunca yaptığı bilimsel ve hukuksal çalışmalar ve bunun neticesinde de lehine ciddi biçimde ilave imar hakkı doğmuş olması nedeniyle davacı şirkete 000Amerikan doları ödemeyi taahhüt etmiştir. Davacı şirket 8/1/2010 tarihli dilekçesiyle 1994 yılında başlayan iş ilişkisi içinde yapılan iş ve hizmet karşılığı olarak 9/8/2002 tarihli sözleşmede kararlaştırılan bedelin 000 Amerikan doları tutarındaki kısmı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açmış, 18/2/2011 tarihli ıslah dilekçesiyle bakiye 000 Amerikan doları tutarındaki meblağın da tahsilini istemiştir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi (Mahkeme) 19/11/2012 tarihli kararıyla davacının sözleşmeyle yüklendiği taahhütlerini yerine getirdiği ve sözleşmede belirlenen bedeli talep hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Karar temyiz edilmiş ve Yargıtay Hukuk Dairesinin 30/5/2013 tarihli onama kararına karşı yapılan karar düzeltme isteğinin aynı Daire tarafından 4/3/2014 tarihli ve E.2013/7366, K.2014/1565 sayılı kararı ilereddi sonucunda kesinleşmiştir. Nihai karar başvurucuya 23/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.