6. Hukuk Dairesi 2011/11436 E. , 2011/15840 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesi gereğince fuzuli şagil durumuna düşen davalının kiralanandan tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkem…
**6. Hukuk Dairesi 2011/11436 E. , 2011/15840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesi gereğince fuzuli şagil durumuna düşen davalının kiralanandan tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili 17.3.2011 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu yeri 30.12.2002 keşide tarihli ve 1.1.2003 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, kiralanananın 1.derece sit alanında olması ve kıyı kenar çizgisinde kalması nedeniyle imara aykırı olduğunu,sözleşmenin 17. maddesine göre kiracının imar ve ihtiyaç gerektirdiği taktirde kiralanananı boşaltmayı taahhüt ettiğini, ...Noterliğinin 1.12.2010 tarihli 10070 sayılı ihtarı ile sözleşmenin yenilenmeyeceğinin kiracıya bildirildiğini belirterek, fuzuli şagil durumuna düşen davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı davacı belediyenin sit alanı olmasına dair kararları kendisinin aldırarak hukuka aykırılığı yaratıp hak sağlamaya çalıştığını, kiralananın 6570 Sayılı Yasaya tabi olduğunu, sözleşmenin kendiliğinden yenilendiğini, fesih hakkının sadece kiracıya ait olduğunu ve gönderilen feshi ihbar ihtarının tebliğinin usulsüz olduğunu,davacının yeni dönem kira artışını bildiren ihtarı ile sözleşmenin uzatıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 6570 Sayılı Yasanın 7.maddesinde sayılan tahliye sebeplerinin mevcut olmadığı, Borçlar Kanununun 262.maddesindeki feshi ihbar sürelerine uyulmadığı ve sözleşmenin 17.maddesindeki düzenlemenin tahliye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.