8. Hukuk Dairesi 2018/10772 E. , 2018/13703 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, 499 ada 4 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden "Hacı ..., karısı ... . " ve "... oğlu ... " hakkında yapıla…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10772 E. , 2018/13703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, 499 ada 4 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden "Hacı ..., karısı ... . " ve "... oğlu ... " hakkında yapılan araştırmalar sonucu, kayıtlarının, kimliklerinin, yaşayıp yaşamadıklarının ve mirasçılarının bulunup bulunmadığının belirlenemediğini ileri sürerek, 3561 Sayılı Kanun uyarınca adı geçenlere İl Defterdarı'nın kayyım olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir. Tapu maliklerinin mirasçıları olduğunu iddia eden kişiler davaya katılarak mirasçılık belgesi sunmuşlardır. Mahkemece maliklerin kimlik bilgilerinin ve mirasçılarının kimlik bilgilerinin açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir. 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un amacı, birinci maddesinde, bir kimsenin uzun süreden beridir bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle mal varlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere, mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak tarif edilmiş; 2/4 maddesinde ise, kayyımlıkla ilgili işlemlerin, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. 3561 sayılı Kanunun 24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanunla değişiklikten önce bu hüküm "kayyım tayin edilen mal memurunun 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 1 ve 3 sayılı tarifelerine göre bütün işlemleri hakkında aynı kanunun 13.maddesinin (j) bendi hükmü uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. Bu itibarla 5793 sayılı Kanun'la yapılan 24.07.2008 tarihli değişikliğe kadar 3561 sayılı Kanundaki açık hüküm gereğince kayyım atanması için hazine tarafından açılan davalarda dava harcı (yargı harcı) alınmıyordu. Oysa, 5793 sayılı Kanunla değişik 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yargı harcından muafiyetle ilgili hükme yer verilmemiş; yerine kayyımlıkla ilgili işlemlerin her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır düzenlemesiyle yetinilmiştir. 23.12.1976 tarih ve 1976/7-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; harç, adli ve idari hizmetlerde ve bu hizmetlerin gerektirdiği masrafları karşılamak mülahazasıyla gerçek ve tüzel kişilerden Hazine'ce alınan bir para olup, buna göre, bir hizmetin harç konusu olabilmesi için kişilerin bir kamu kurumu hizmetinden yararlanmaları, kişilere kamu eliyle özel bir yarar sağlanması ve kamu idaresinin kişilerin özel bir işiyle uğraşması gerekmektedir.