18. Hukuk Dairesi 2014/7168 E. , 2014/13329 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/04/2013 NUMARASI : 2012/146-2013/152 Dava dilekçesinde, velayeti annede olan küçüğün ad ve soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı N.. M.. tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vek…
**18. Hukuk Dairesi 2014/7168 E. , 2014/13329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/04/2013 NUMARASI : 2012/146-2013/152 Dava dilekçesinde, velayeti annede olan küçüğün ad ve soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı N.. M.. tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eski eşi Abdullah Ü...ile olan evliliklerinden oğlu Şah İ...'in dünyaya geldiğini, boşanmalarından sonra evlilik birliğine tescil edildiğini, velayetinin davacı anneye verildiğini, boşanmadan dolayı annenin soyadı ile çocuğun soyadının farklı hale geldiğini bu durumun çocuğu rahatsız ettiğini, annesini de resmi işlemlerde zora soktuğunu ayrıca soyadının düdük kelimesine benzerliği nedeni ile alay edildiğini bildirerek ve yine adının da Hasan A.. olarak tanınması nedeni ile Şah İ...Ü..'ün ad ve soyadının Hasan A..Ş... İsmail T... şeklinde değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı Zemine ile Abdullah Ü....ün Üsküdar 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.07.2003 gün 2003/86-604 sayılı kararı ile boşandıkları, boşanmadan sonra 20.02.2004 tarihinde Şah İsmail'in doğduğu, küçüğün 13.08.2004 tarihinde evlilik birliğine tescil edildiği, Üsküdar 2 Nolu Aile Mahkemesi'nin 2007/371-495 sayılı kararı ile çocuğun velayetinin davacı anneye bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir.