1. Hukuk Dairesi 2010/1060 E. , 2010/1668 K. "" MAHKEMESİ : GEBZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2008 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki bulunduğu 234 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisinden hile ile alınan vekaletname ile davalı H. tarafından davalı D.’e, onun da 223/295 payı davalı S.’ye satış yoluyla temlik ettiğini, satıştan haberi olmadığını ileri sürüp vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tescili…
**1. Hukuk Dairesi 2010/1060 E. , 2010/1668 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GEBZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2008 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki bulunduğu 234 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisinden hile ile alınan vekaletname ile davalı H. tarafından davalı D.’e, onun da 223/295 payı davalı S.’ye satış yoluyla temlik ettiğini, satıştan haberi olmadığını ileri sürüp vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı S., dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın vekil davalı H.tarafından davalı D.’e, onun da bir kısım payı davalı S.’ye satış yoluyla temlik ettiği, kayıt maliki davalı S.’nin danışıklı işlemin içinde yer aldığının sabit olmadığı, anılan davalının iyi niyetli bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı O. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere göre, çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazın davalı vekil H.tarafından 11.12.1998 tarihli akitle davalı D.’e, ondan da parselin 223/295 payının 10.05.2005 tarihli akitle davalı S.’ye satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, anılan temliklerin kendisinden eşi tarafından hile ile alınan vekaletname kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, her ne kadar davacı vekaletin hile ile alındığını ileri sürmüş ise de, vekaletnamenin noterce düzenlendiği gözetildiğinde anılan iddiaya değer verilemeyeceği açıktır. Öte yandan; vekaletin hile ile alındığı iddiasının aynı zamanda kötüye kullanıldığı iddiasını da içereceği tartışmasızdır. Bilindiği üzere;Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.