2. Hukuk Dairesi 2006/4193 E. , 2006/10054 K. "" KARŞI OY YAZISI Kadın tarafından boşanma davası açıldığı; davalı kocanın süresi içinde yetki itirazında bulunduğu , yetkisizlik kararı verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Boşanma davası, davacı kadın tarafından “sürekli kalma niyetiyle” oturduğu yerde (TMK. m. 19 f. I) açıldığı halde bu mahkemenin kadının “yerleşim yeri” mahkemesi (TMK. m. 168) olması gerçeğine rağmen değerl…
**2. Hukuk Dairesi 2006/4193 E. , 2006/10054 K.** **"İçtihat Metni"** KARŞI OY YAZISI Kadın tarafından boşanma davası açıldığı; davalı kocanın süresi içinde yetki itirazında bulunduğu , yetkisizlik kararı verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Boşanma davası, davacı kadın tarafından “sürekli kalma niyetiyle” oturduğu yerde (TMK. m. 19 f. I) açıldığı halde bu mahkemenin kadının “yerleşim yeri” mahkemesi (TMK. m. 168) olması gerçeğine rağmen değerli çoğunluğun farklı yönde oluşan düşüncesine katılmıyorum. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 186 hükmüne göre eşler oturacakları konutu “birlikte” seçerler. Kadının sürekli kalma niyetiyle oturacağı yeri (TMK. m. 19) koca belirleyemez. Aksi düşünce kocanın yerleşim yeri kadının da yerleşim yeri sayılır kabulünü zorunlu kılar ki böyle olmadığı TMK. m. 168 metninde yer alan “eşlerden birinin yerleşim yeri” anlatımıyla açık seçik bellidir. Bu sebeple “Kadın kocasından ayrı otursa bile yasal yerleşim yeri kocasının ikametgahıdır” şeklindeki bir düşünce yerinde değildir. Tarafların “nüfusa kayıtlı oldukları” yer ise kanunda yapılan değişikliklerden sonra boşanma hukukunda kadın açısından bir anlam taşımaz. Çünkü kadın, kocası hanesine sürekli kalma niyeti (=TMK m.19) olduğundan değil yasal zorunluluk (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 23, Resmi Gazete: 29 Nisan 2006, - Sayı : 26153) nedeniyle kaydedilmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 3 hükmünde yer alan yerleşim yeri adresi=sürekli kalma niyetiyle oturulan yer adresinin bildirilmesinde “kişinin” (=kadının) (=kocanın) yazılı beyanı esas alınır. (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 50) Başka bir anlatımla kadının baba evinin bulunduğu yeri “yerleşim yeri” olarak bildirmesinde kocanın onayına ihtiyacı da yoktur. Kaldı ki nüfusa kayıtlı olunan yer koca açısından da artık anlamsızdır. Çünkü kocanın bile başka bir ilçeye nakil yaptırması (=yerleşim yerini değiştirmesi!) artık olanaksızdır. O halde koca da sürekli kalma niyetinden (=TMK m.19) değil yasal zorunluluk nedeniyle o hanede kayıtlıdır/o ilçede kayıtlı kala kalmıştır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu boşanma veya ayrılık davasının açılmasını “kolaylaştırabilmek” düşüncesiyle davanın eşlerden birinin yerleşim yerinde açılabileceğini kabul ettiğine kadının da eş olduğu gözetildiğinde boşanma veya ayrılık davasının “kadının da yerleşim yerinde” açılacağı konusunda bir duraksama olamaz. (Ömer Uğur GENÇCAN, “Türk Medenî Kanununda Kadının Özgürleşimi”, Güncel Hukuk Dergisi, Ocak-2006, Sayı:25, s. 29, Kısaltma: GENÇCAN- Özgürleşim)