9. Ceza Dairesi 2021/12883 E. , 2023/6524 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/300 E., 2016/38 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 30…
**9. Ceza Dairesi 2021/12883 E. , 2023/6524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/300 E., 2016/38 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.10.2015 tarihli ve 2015/2442 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.03.2020 tarihli ve 14 - 2016/91433 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle dosya kapsamına göre mağdurenin babası ile suça sürüklenen çocuğun babasının görüşmediklerine, aile arası gerginliğin mahkemece dikkate alınmadığına, duruşmada da şikayetçi olmayan mağdurenin annesinin duruşma sonrası dosyaya sunduğu dilekçeyle aralarında husumet olduğunu belirttiğine, aile arasındaki husumetin suça sürüklenen çocuğa yansıtıldığına, suça sürüklenen çocuğun bu suçu işlemediğinin açıkça ifade edildiğine, yetersiz ve eksik incelemeyle değerlendirme yapıldığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda erteleme hükümlerinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olarak uygulanmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hapis kararlarının bozulması taleplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamına göre, mağdure ile suça sürüklenen çocuğun teyze çocukları oldukları, aynı apartmanda altlı üstlü dairelerde oturdukları, suça sürüklenen çocuğun 2015 yılının Haziran veya Temmuz ayı içerisinde bir tarihte Ramazan bayramından önce teyzesinin kızı olan ve evlerine misafir olarak gelen mağdureyi yatak odasına götürüp yatak odasının kapısını kilitleyerek mağdurenin anüs bölgesine cinsel organını sürttüğü, yine belirtilen tarih aralığında başka bir günde evlerine misafir olarak gelen mağdureyi bilgisayar odasına alıp odanın kapısını kilitledikten sonra cinsel organını mağdurenin anüs bölgesine sürttüğü olayda, adli tıp uzmanınca düzenlenen 13.08.2015 tarihli rapor içeriği, mağdurenin tüm aşamalarda değişmeyen çelişkisiz beyanları, psikolog ve adli görüşmecinin mağdurenin olayı saptırmadan gerçek bir şekilde aktardığı şeklindeki beyanları gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun savunmasının inandırıcı olmadığı ve mağdurenin yaşı dikkate alınarak kurgu yapması mümkün görülmeyerek mağdurenin beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Gerekçeli karar başlığında suç adının "Çocuğun cinsel istismarı" yerine "Çocuğun nitelikli cinsel istismarı" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Çocuğun cinsel istismarı eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.