Başvuru, tutukluluğun uzun bir süredir devam ettiği gerekçesiyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun uzun bir süredir devam ettiği gerekçesiyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/12/2013 tarihinde Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun, içtihadın oluştuğu alana ilişkin olması nedeniyle Bakanlık cevabı beklenilmeden incelenmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde yağma suçlarını işlediği iddiasıyla 19/10/2006 tarihinde gözaltına alınmış ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 22/10/2006 tarihinde tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 7/10/2009 tarihli ve E.2007/69 sayılı iddianamesiyle başvurucu hakkında, haksız ekonomik çıkar sağlama amacıyla kurulan silahlı suç örgütüne üye olma, bu örgütün amacı doğrultusunda nitelikli yağma suçunu işleme, kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma, kredi kartını kötüye kullanma, nitelikli yaralama, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Bu dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2007/116 sayılı dosyasında görülmeye başlanmıştır. Başvurucu yargılama devam ederken 3/11/2011 tarihinde tahliye edilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 30/4/2012 tarihli ve E.2007/116, K.2012/67 sayılı kararıyla başvurucunun; kredi kartının kötüye kullanılması suçundan beraatine, özgürlükten yoksun bırakma suçundan (8 kez) 3 yıl 4 ay hapis, nitelikli yağma suçundan (15 kez) 10 yıl hapis, (4 kez ) 9 yıl 2 ay hapis, kasten yaralama suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar vermiştir. Duruşmada hazır bulunan başvurucu tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir Başvurucu hükümle birlikte verilen tutuklama kararına 2/5/2012 tarihinde itiraz etmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 22/5/2012 tarihli ve 2012/119 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Bu kararın başvurucuya ne zaman tebliğ edildiği tespit edilememiştir. Başvurucu 19/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkında verilen hüküm Yargıtay Ceza Dairesinin 29/9/2015 tarihli ve E.2015/332, K.2015/43169 sayılı ilamıyla kısmen bozulmuş, kısmen onanmıştır. Bozma kararı üzerine dava daha sonra yetkisizlikle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yargılama Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/415 sayılı dosyasında devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası, maddesinin (3) numaralı fıkrası, maddesi, maddesinin (1) numaralı fıkrası, maddesinin (1) numaralı fıkrası, 6136 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. …(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”