5. Ceza Dairesi 2016/6808 E. , 2016/7810 K. "" Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/12/2014 tarihli ve 2014/10220 Soruşturma, 2014/10488 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii... Sulh Ceza Hakimliğinin 26/01/2015 tarihli ve 2015/269 Değişik İş sayılı kararının; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca…
**5. Ceza Dairesi 2016/6808 E. , 2016/7810 K.** **"İçtihat Metni"** Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/12/2014 tarihli ve 2014/10220 Soruşturma, 2014/10488 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii... Sulh Ceza Hakimliğinin 26/01/2015 tarihli ve 2015/269 Değişik İş sayılı kararının; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu aykırı davranış nedeniyle, kişilerin mağduriyeti, kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız kazanç sağlanması ile oluşacağının öngörüldüğü, kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı, dolayısıyla... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin şirket eski müdür yardımcıları, muhasebe ve finansman eski müdürü olduğu anlaşılan şüphelilerin, Türk Ceza Kanunu'nun tatbiki açısından kamu görevlisi sayılmadıkları gibi özel kanunlarda da kamu görevlisi sayıldıklarına veya bu yükümlülük ve sorumlulukları bakımından kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına dair hüküm bulunmadığı, bu itibarla görevi kötüye kullanma suçunun faili olamayacaklarının anlaşıldığı, şüpheliler tarafından müsned suçun işlenemeyeceği, esasen ihtilafın 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49 ve 77. maddelerinde yer alan hükümlere göre yetkili ve görevli hukuk mahkemelerinde çözümlenebileceği, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Kamu görevlisinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Tanımlar" başlıklı 6. maddesinin 1/c bendinde “Ceza kanunlarının uygulanmasında kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi anlaşılır” şeklinde tanımlandığı, bu hususa doktrinde, “Bu kavramın 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanununda yer alan memur kavramından daha geniş olduğu açıktır. Bu itibarla belirtelim ki kamusal faaliyet kavramının öncelikle “kamu görevi”ni kapsadığı konusunda kuşku bulunmamaktadır. Bu anlamda Yargıtay’ın 765 sayılı Kanun dönemindeki memuru belirlemedeki ölçütleri geçerliliğini korumaktadır. Buna göre devletin yerine getirmek zorunda olduğu asli görevleri yapanlar kamu görevlisidir. Bir başka deyişle kamu otoritesi adına yürütülen bir faaliyetin icrasına kamu hukuku usulüne göre katılan herkes kamu görevlisidir. Buradaki ölçüt az ya da çok mutlaka kamu otoritesine ait bir iktidar ve yetkinin kullanılmasıdır.” (Tezcan, Durmuş - Erdem, Mustafa Ruhan - Önok, Murat (2007), Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 5. Baskı, Ankara. ) şeklinde açıklık getirildiği,