T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 30/10/2025 Davanın Türü: Kesin Kabul Hesabının Yapılması ve Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi: 18/01/2024 Karar Yazım T: 26/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan m…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 30/10/2025 Davanın Türü: Kesin Kabul Hesabının Yapılması ve Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi: 18/01/2024 Karar Yazım T: 26/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden aleyhlerine açılan ve tefrik edilerek ... esasa kaydedilen davada, karşı dava dilekçesi ile, davalı ile içmesuyu şebeke ve evsel bağlantılar inşaatı işi konulu sözleşme imzalandığını, davalının onayı ve mutabakatı ile dava dışı ... AŞ ile taşeron sözleşmesi imzalandığını, taşeron sözleşmesi bedeli kadar adı geçen taşeron firmaya temlik sözleşmesi yapıldığını, taşeron sözleşmesinin feshedildiğini, ancak davalının taşeronun yaptığı imalattan fazlasını adı geçen şirkete ödediğini, taşeron şirketin işçilerinin kıdem tazminatları ve ihbar tazminatlarının haksız ve hukuka aykırı olarak davacı hak edişlerinden ödendiğini, davalının davacı aleyhine mahkeme kararı almadan ve yapılan işe ilişkin sigorta sözleşmesi olmasına rağmen hasar bedellerini hak edişlerden kestiğini, ... Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava neticesinde hükmedilen tazminatlar için, sigorta poliçesi düzenlenmiş olmasına rağmen, davalı tarafından, davacının hak edişlerinden kesilerek ... Genel Müdürlüğüne ödeme yapıldığını, sözleşme kapsamında yapılan işler hakkında geçici kabul tutanağı düzenlenmiş olmasına rağmen, bugüne kadar kesin kabul hesap işleminin yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kesin kabul hesabının bilirkişiler vasıtası ile yapılmasına, taşerona haksız olarak ödenen bedeller için 100.000,00 TL, alacağın, hasar kesintileri için 50.000,00 TL alacağın ve ... Genel Müdürlüğüne ödenen tazminat nedeniyle 150.000,00 TL alacağın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, dava dilekçesinde bahsedilen ....a ödeme yapılmasına dair kararın müştereken ve müteselsilen ödenmesine şeklinde verildiğini, davalının bu şekilde verilen karar nedeniyle ödeme yaptığını, davacının sigorta şirketine rücu edebileceği dikkate alındığında, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kesin kabul hesabının bilirkişiler tarafından yapılmasını talep etmiş olmakla birlikte, mahkemenin bu konuda bir karar vermesinin talep edilmediğini, davacının diğer taleplerinin de hukuka ve mevzuata uygun olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki davanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, mahkemece 02/07/2025 tarihli duruşma tutanağının 3 no'lu ara kararı ile arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemeye ibraz edilmesi hususunda ihtarlı 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından 27/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ile yasal süresi içerisinde açılması gerektiği yönündeki usul hükümleri gereği, karşı dava konuları için arabulucu sürecinin başlatılması için belgelerin toplanıldığından bahisle arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açtığı, davacının arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davacı vekilinin aşamalardaki beyanlarından karşı dava konuları için arabulucu sürecinin başlatılması için belgelerin toplanıldığını beyan ettiğinin anlaşıldığı, karşı davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu alacak davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, asıl dava konusu iş, davacıya 16/02/2015 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen ortada geçici kabul işleminin mevcut olmadığı, bu nedenle açılan karşı dava içeriğinde, kesin kabul işleminin mahkeme tarafından yapılmasının talep edildiği, karşı dava için arabulucuya başvurulması zorunluluğu olmadığı gibi, açılan dava kapsamında davalıların sorumluluğuna ilişkin kesin kabule dair hiçbir belgenin ibraz edilmediği, Yargıtay'ın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki kararlarına rağmen, davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kesin kabul hesabının yapılması ve alacak istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 26/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.