1. Hukuk Dairesi 2013/3537 E. , 2013/4236 K. "" MAHKEMESİ : AKÇAKOCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil i…
**1. Hukuk Dairesi 2013/3537 E. , 2013/4236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAKOCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan Z..'nın çekişme konusu 105 ada 17 ve 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarını dava dışı vekili A.. D.. aracılığı ile 16.10.2008 tarihinde dava dışı kızı H..'nin eşi olan davalı S..'e satış suretiyle devrettiği davacının anılan devrin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, murisin 14.11.2008 tarihinde öldüğü ve geride mirasçı olarak ilk eşinden olma kızı dava dışı H.., ikinci eşinden olma dava dışı çocukları M.. ve P.. ile davacı oğlu R..A..nin kaldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 237 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.