(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16543 E. , 2006/18103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1) Kadastro sırasında ... Kuyu Köyü 645 parsel sayılı 6848 m2 yüzölçümlü taşınmaz, Ey
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16543 E. , 2006/18103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1) Kadastro sırasında ... Kuyu Köyü 645 parsel sayılı 6848 m2 yüzölçümlü taşınmaz, Eylül 1961 tarih 177 nolu ... tevzi yoluyla oluşturulan 6000 m2 yüzölçümlü tapu kaydı revizyon gösterilerek ... ... adına tesbit edilmiş ve tutanağın beyanlar hanesine 1964 yılında haricen ...'e sattığı ancak, 4753 Sayılı Yasanın 56 ve 57. maddeleri gereğince satışın geçersiz olduğu belirtilerek ... ...'in şagil olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek kayıt maliki ... ... adına 31/01/1983 tarihinde tesbiti yapılmış, daha sonra Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 06/09/1996 tarihli genelgesinden söz edilerek iki teknisyen imzası ile tesbit tutanağı iptal edilmiş ve tesbit tutanağının arkasındaki ilan tarihleri de silinmiştir. 2) 05/12/1996 tarihinde yeniden düzenlenen 645 sayılı parselin tesbit tutanağının edinme sütünuna "Bu parselin tesbiti 31/01/1983 tarihinde yapılmışsa da tutanak bilirkişilerinin tutanağı imzalamadıklarından tesbitin tamamlanmadığı Eylül 1961 tarih 177 sayılı tapu maliki ... ...'nin Mayıs 1996 tarih 1 numaralı tapu ile ...'e sattığı, ancak parselin tamamının kesinleşen orman sınırı haritasının içinde kaldığı ve bu gibi yerlerin zilyetlikle de kazanılamayacağı" belirtilerek maliye Hazinesi adına tesbiti yapılmış ve 18/12/1996 ve 16/01/1997 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılarak, 31/01/1983 tarihinde düzenlenen tesbit tutanağındaki önceki tesbit maliki iptal edilerek Maliye Hazinesi olarak değiştirilmiş ve askı ilan tarihleri de silinerek ... düzenlenen tutatanağın askı ilan tarihleri yazılmıştır. 3) Davacı ... Maliye Hazinesine husumet yönelterek askı ilan süresi içinde 15/01/1997 tarihinde Kadastro Mahmekesinde dava açmış ve "645 sayılı parselin tesbit krokisi ile zemininde kullanılan yerin uyumlu olmadığını, bu nedenle parselin sınırlarının ve krokisinin düzeltilerek adına tescilini" istemiştir. Orman Yönetimi 24/06/1998 tarihli dilekçesiyle 645 sayılı parselin orman olması nedeniyle niteliğinin orman olarak düzeltilerek Hazine adına tescili isteğiyle davaya katılmıştır. 4) Kadastro Mahkemesince 23/09/1999 tarihinde yapılan keşif sonucu verilen harita mühendisi ... ...'nın raporuna ekli krokide "dava konusu edilen yerin 645 sayılı parselin güneyinde (A) ile işaretli 3680 m2'lik bölüm olduğu ve orman sınırları içinde kaldığının" bildirilmesi üzerine, 03/03/2000 gün ve 1997/59-47 sayılı kararla "Davaya konu (A) işaretli yerin tesbit tutanağının düzenlenmediği" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. -2- 2006/16543- 18103 5) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/279 sayısına kaydedilen davanın 17/03/2004 tarihinde yapılan keşifden sonra düzenlenen ... bilirkişileri ... ... ve ...'nin müşterek imzalı olarak verdikleri 10/03/2005 günlü ek rapor ve krokide "645 sayılı pareslin (B) işaretli 2420 m2'lik ... bölümün halen ... yapılan yer olduğu, (C) ile işaretli 4628 m2 yüzölçümlü kuzey bölümünün tarımda kullanılmayan ve orman bitki örtüsü mevcut alan olduğu, tesbit tutanağı düzenlenmeyerek tesbit harici bırakılan (A) işaretli 3680 m2'lik bölümün % 5 - 10 eğimli, üzerinde sebze tarımı yapılan yer olduğunu, "orman bilirkişilerde, 28/03/2004 günlü asıl ve 16/03/2005 günlü ek raporlarında 645 sayılı parselin (B ve C işaretli yerler) orman sayılmayan ve tesbit tutanağı düzenlenmeyen (A) işaretli 3680 m2'lik bölümün de orman sayılan yer olduğunu" bildirmişlerdir. 6) Mahkemece 28/07/2005 günlü oturumda davacı vekiline, dava konusu ettiği yerin 645 sayılı (B ve C işaretli yerler) parsel mi olduğu, yoksa tesbit harici bırakılan (A) işaretli 3680 m2'lik bölümü mü olduğunun bildirmesi için önel verilmesi üzerine, davacı ve vekilinin müşterek imzalı olarak verdikleri 14/11/2005 günlü dilekçede dava ettikleri yerin 645 sayılı parselin bilirkişi raporunda (B) ile işaretli ... bölümü ile, tesbit harici bırakılan (A) ile işaretli 3680 m2'lik bölüm olduğunu bildirmişlerdir. 7) Mahkemece "Orman ve ziraat bilirkişi raporlarına göre 645 sayılı pareslin (B) ile işaretli 2420 m2 yüzölçümlü ... bölümünün % 15 - 20 eğimde, üç tarafı ormanla çevrili ..., taşlık, çalılıklarla kaplı, aynı parselin (C) işaretli kuzey bölümünün % 20 - 40 eğimde 25 - 30 yaşlı kızılçam ağaçlarıyla kaplı olduğu, davacının bu bölümle ilgili davasından vazgeçtiği, tesbit harici (A) ile işaretli 3680 m2 yüzölçümlü bölümün de kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanlık yer olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 8 ) Dava, 645 sayılı parselin kadastro tesbitine itiraz ile birlikte tesbit harici bırakılan (A) işaretli yerin tapuya dayalı tescil isteğine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3302 Sayılı Yasa döneminde 26/09/1986 tarihinde başlanıp 08/10/1986 tarihinde bitirilen ve 26/05/1988 - 28/11/1988 tarihleri arasında ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. 9) Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı Eylül 1961 tarih 177 numaralı tevzi tapusuna dayanarak orman sayılan yer olması nedeniyle Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenen ve 16/12/1996-16/01/1997 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılan 645 sayılı parsel ile bu parselin güneyindeki (A) işaretli 3680 m2 yerin tescili isteği ile askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açtığına göre,645 sayılı parsel hakkındaki davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Gerek 1983 tarihinde, gerekse 1996 tarihinde yapılan kadastroda tesbit harici bırakılan (A) işaretli 3680 m2'lik bölüm yörede 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre 26/09/1986 ve 08/10/1986 tarihleri arasında yapılan 26/05/1988- 28/11/1988 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılıp kesinleştiğinden bu bölümle ilgili olarak davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. 10) Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 645 sayılı parselin ... sınırında bulunan ve bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3680 m2'lik bölümün 1983 yılında yapılan genel kadastroda orman olması nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 2.maddesi gereğince tesbit harici bırıkıldığı, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre 26/09/1986 tarihinde başlanılarak 08/10/1986 tarihinde bitirilen işlemle orman kadastrosu sınırları içine alındığı ve 28/04/1988 - 26/05/1988 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiği, yine 1996 yılında yapılan arazi kadastrosunda da her hangi bir işleme tabi tutulmayarak kesinleşen orman sınırları içinde bırakıldığı, davacının bu bölüm hakkında 07/01/1997 tarihinde tapu kaydına dayanarak temyize konu davayı açtığı anlaşılmaktadır. 22/05/1987 gün ve 3373 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi değiştirilerek "Kesinleşen orman kadastrosuna karşı... tapulu gayri menkullerde tapu -3- 2006/16543- 18103 sahiplerinin on yıllık süre içerisinde dava açabilecekleri" hükmü yürürlüğe konulmuşsa da, H.G.K.nun 20/03/1996 gün ve 1995/20- 1086-174 sayılı kararında açıklandığı gibi, yasanın yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiş olduğundan 3373 Sayılı Yasanın getirdiği 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin bu yasanın yürürlük tarihinden önce düşmüş olan haklara uygulanmaz ve yine gerek 20. Hukuk Dairesinin ve gerekse Hukuk Genel Kurulunun bir çok (Örneğin H.G.K.nun 11/03/1992 gün ve 1991/14-253- 1992/170 sayılı) kararında kabul edilen ilkeye göre "ilan işin esası değil, sonucunun duyurulmasıdır. 3302 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında orman kadastro işlemi tamamlanmış, askı ilanı 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılmışsa 3373 Sayılı Yasa ile tapulu taşınmazlar için getirilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulama olanağı bulunmaktadır.". Somut olayda; 3302 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde tamamlanan orman kadastrosu işlemi ile (A) ile işaretli bölüm orman içinde bırakılmış ve kesinleşmiş olduğundan, bu bölüm hakkındaki davanın açıklanan gerekçelerle reddi gerekirken davanın esasına girilerek orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de sonuçta dava ret edildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın bu bölümünün onanması gerekmiştir. 11) Çekişmeli 645 sayılı parselin tesbit tutanağı 31/01/1983 tarihinde Hazine adına düzenlenmiş, daha sonra iki teknisyen imzası ile "muhtar ve tutanak bilirkişilerinin tutanağı imzalamadıkları" belirtilerek tutanak iptal edilip, 05/12/1996 tarihinde yeniden tutanak düzenlenmişse de 31/01/1983 tarihli tutanak incelendiğinde, muhtar ve üç bilirkişinin tutanağı imza ettikleri anlaşılmaktadır. Yine tutanağın döndüncü sayfasında, önce yazılan askı ilan tarihlerinin daha sonra silinip 05/12/1996 tarihinde düzenlenen tutanağın 18/12/1996 ve 16/01/1997 tarihli ilan tarihlerinin yazıldığı görülmektedir. 31/01/1983 tarihinde yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği anlaşılan tesbit tutanağı, daha önce askı ilanına çıkartılmışsa, kadastro teknisyenlerinin tutanağı iptal etmelerinin yasal dayanağı bulunmadığından, ... Kuyu Köyünde 1983 yılında yapılan kadastro sırasında tesbit tutanakları düzenlenen 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649 ve 650 sayılı parsellerin askı ilanına hangi tarihte çıkartıldıkları Kadastro Müdürlüğünden sorularak, bu parsellere ait askı ilan cetvelinin fotokopi örneği, Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek ilan tarihleri incelendikten sonra; a) Dava 30 günlük askı ilanı süresi içinde açılmışsa , davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olacağı düşünülerek görevsizlik kararı verilmelidir. b) Dava 1983 yılında düzenlenen tesbit tutanağının 30 günlük askı ilanının bitiminden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmışsa, 1983 yılında düzenlenen ve kesinleşen tesbit tutanağı gibi ... ... adına tescil işleminin yapılması için tutanak ve ekleri Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilerek 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle dava ret edilmelidir. c) Dava tesbit tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içinde açılmışsa, 1983 yılında düzenlenen tutanak örneği dosya içinde bırakılarak kesinleşen tesbit tutanağı gibi ... ... adına tescil edilmesi için tutanak ve ekleri Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilip oluşturulacak tapu kaydı getirtilip ... ...'de davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra, 645 sayılı parsel hakkındaki davaya tapu iptali ve tescil davası olarak devam edilerek 640 ile 645 sayılı parsellerin içinde bulunduğu kadastro paftasının örneği ve bu parsellerin tesbit tutanakları ile varsa revizyon tapu ve vergi kayıtları ve ... tevzi harita örneği, memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile -4- 2006/16543- 18103 yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/A - C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tevzi haritası ve krokisi sabit nirengi noktaları esas alınarak kadastro paftası üzerine ablike edilerek tevzi haritasına göre tapuya kapsam belirlenmeli, bundan sonra dava edilen taşınmazın orman sayılan ve orman sayılmayan bölümleri ile dava konusu edilmediği bildirilen (C) işaretli 4628 m2'lik bölüm hakkındaki beyanlar gözönünde bulundurularak bir karar verilmelidir. 12) Çekişmeli 645 sayılı parselin 1983 yılında düzenlenen tesbit tutanağının 18/12/1996 tarihinden önce askıya çıkartılmadığının anlaşılması halinde, 1983 tarihli tutanağın iptal edilip 05/12/1996 tarihinde yeniden düzenlenmesi ve 18/12/1996 - 16/01/1997 tarihleri arasında askıya çıkartılmış olmasının yasal olduğu ve davanın 15/01/1997 tarihinde askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde açıldığı, bu durumda davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olacağı ve kadastro mahkemesinin 645 sayılı parsel hakkında daha önce toplanan deliller ile tarafların göstereceği deliller toplanıp yukarıda 11/c bendinde yazılı olduğu gibi araştırma ve inceleme yaparak 645 sayılı parsel hakkında sicil oluşturacağı, görev konusunun kamu düzeni ile ilgili olduğu gözönünde bulundurularak görevsizliğe karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: 1) Yukarıda 10 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; 1983 yılında yapılan kadastroda orman olması nedeniyle tesbit harici bırakalan ve daha sonra 1986 yılında orman kadastro sınırı içine alınarak kesinleşen (A) işaretli 3680 m2'lik bölüm hakkında davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA, 2) Yukarıda açıklanan nedenlerle 645 sayılı parsel hakkında davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.