3. Hukuk Dairesi 2024/3412 E. , 2025/3330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/608 E., 2024/518 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının dava
**3. Hukuk Dairesi 2024/3412 E. , 2025/3330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/608 E., 2024/518 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının dava dışı ... isimli şahıstan vinç hizmeti satın aldığını, bu kişinin malzeme taşıdığı esnada forklift ve vinç arasına sıkışarak ağır derecede yaralandığını ve olay yerine en yakın sağlık kuruluşu olan davalı hastaneye götürüldüğünü, 28.04.2015 tarihinde iç kanama- kemik kırıkları tespit edilerek, aynı gün acil olarak bir çok ameliyata alındığını, 06.07.2015 tarihine kadar yoğun bakım tedavisi gördükten sonra yaralar doku nakli gerektirdiği için ... Üniversitesine sevk edildiğini, davacının tedavi için masrafları üstlendiğini bildirdiğini ve davalı hastaneye bu kapsamda toplam 194.000,00 TL ödeme yaptığını, son olarak 100.000,00 TL daha istenildiğini, tek seferde ödeyemeyeceği için iki adet 50.000,00 TL'lik çek verdiğini, yapılan araştırmada acil haller nedeniyle tedavi bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edileceğinin, ek ücret alınmayacağının öğrenildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tahsil edilen bedelin fahiş olduğunu, ileri sürerek; davacının 50.000,00 TL bedelli iki adet çek bakımından borçlu olmadığının tespitine, davalı hastane tarafından hukuka aykırı şekilde tahsil edilen 194.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'lik kısmının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava konusu çeklerin ödenmiş olması nedeniyle çek bedellerinin istirdadına karar verilmesi talep etmiş; 05.06.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini 294.000,00 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; ... isimli hastanın tıbbi durumu, stabil hale gelene kadar 28.04.2015-08.05.2015 tarihleri arasında acil servis ve yoğun bakımda yapılan tüm tetkik/tedavi işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura edildiğini ve söz konusu faturaların Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından mevzuata uygun görülerek ödendiğini, acil hali sona erdikten sonra çeşitli bölümlerde yapılan tedaviler için ise hasta yakınlarına Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmaları olmadığının bildirildiğini ve talepleri üzerine tedaviye hastanelerinde devam edildiğini, ücretlendirmenin usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.09.2015 tarihli kararıyla; davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, davacı tarafından dava dışı ... isimli kişinin yaralanması ile ilgili tedavi masraflarının SGK tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülerek geri istendiği, bu nedenle davaya bakma görevinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 29.05.2017 tarihli ilamla, "... dosya içerisindeki belgelerden, her iki tarafın da tacir olduğu ve somut olayda, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan işbu davada uyuşmazlığın ticari mahiyette olup, uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisinde olduğu açıktır..." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 17.12.2021 kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda davalı hastanenin davacıdan tahsil ettiği tüm ortopediye ve kemik kırığına ilişkin hizmet bedellerinin ortopedik aciliyet kapsamı dışında olduğu, ancak cerrahi değerlendirme açısından hastanın acile ilk başvurusunda fark edilememekle birlikte hastada ilk travmaya bağlı rektum perforasyonun da olması ve hastanın durumunun ortopedik aciliyet dışında ayrıca cerrahi yönden de aciliyet taşıdığının anlaşılması nedeniyle, hastanın ortopedik aciliyeti bitmesine rağmen ilk geldiği anki cerrahi aciliyetinin devam ettiği, sonraki cerrahi müdahalelerin bu rektum yaralanmasını düzeltmek amacıyla yapılması nedeniyle bu müdahalelerin de acil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, buna göre 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasının acil durum sayıldığı, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durumdan sayılmadığı, 15.05.2015 - 20.05.2015 tarihi arasında genel cerrahi servisinde yattığı sürenin acil durum sayıldığı, sonrasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durum sayılmadığı, davalı ... kuruluşunun 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasındaki hizmet için ücret talep edemeyeceği, 16.05.2015 - 20.05.2015 tarihleri arasındaki genel cerrahi servisi hizmetleri için ücret talep edemeyeceği, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemler ve 21.05.2015 tarihi sonrasında ortopedi servisinde yapılan hizmetler için ücret talep edebileceği, 08.05.2015-15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin toplamı 35.919,07 TL, 21.05.2015 tarihinden sonraki ortopedi servisi hizmet bedelinin 74.618,38 TL olduğu, davalı ... kuruluşunun bu iki hizmet bedelinin toplamı olan 110.537,45 TL'yi talep edebileceği, diğer dönemlere ait tutarı talep edemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 183.462,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Dairece verilen 15.11.2022 tarihli sayılı ilamla; kararın onanmasına karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine; Dairece verilen 12.06.2023 tarihli ilamla; dava dışı hastanın davalı hastanedeki yatış süreci içerisinde hastanenin ücret talep edebileceği dönemler ve ne kadar ücret talep edebileceği hususunda, uyuşmazlık konusu teknik bilgiyi gerektirdiğinden, bilirkişilerden raporlar alındığı, hükme esas alınan 25.10.2021 havale tarihli raporda; 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasının acil durum sayıldığı, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durumdan sayılmadığı, 15.05.2015 - 20.05.2015 tarihi arasında genel cerrahi servisinde yatılan sürenin acil durum sayıldığı, sonrasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durum sayılmadığı kabul edildiği takdirde; davalı ... kuruluşunun 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasındaki hizmet için ücret talep edemeyeceği, 16.05.2015 - 20.05.2015 tarihleri arasındaki genel cerrahi servisi hizmetleri için ücret talep edemeyeceği, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemler ve 21.05.2015 tarihi sonrasında ortopedi servisinde yapılan hizmetler için ücret talep edebileceği sonucuna varıldığının bildirildiği, ancak davalı tarafça 20.05.2015-06.07.2015 tarihleri arasında sadece ortopedi branşındaki işlemler yönünden hesaplama yapılmasının; 20.05.2015 - 06.07.2015 arası genel cerrahi işlemleri için hesaplama yapılmamasının doğru olmadığına dair itiraz dilekçesi sunulduğu halde Mahkemece bu itirazların yerinde olup olmadığına dair ek rapor alınmayarak, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, Mahkemece; 04.06.2021 tarihli celsede kurulan ara kararda belirtildiği şekilde hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişilerden davalı tarafın itirazları karşılanmak ve talep edilebilecek ücretin belirlenmesine yönelik tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, Yargıtay denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararı doğrultusunda bilirkişiler ... , ... oluşturulan bilirkişi heyetine Dr. bilirkişi ... da dahil edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere, davacının sigortalı ... için ... Hastanesine 08.05.2015-15.05.2015 tarih aralığı ve 20.05.2015-06.07.2015 tarih aralığındaki tedaviler ve bu işlemlerin bedelleri için ödediği veya ödeyeceği bedeller için davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, bu bedelleri belirlerken SGK mevzuatına ve ücretlendirmelerine göre değil ... Birliği Asgari Ücret Tarifesine göre kendisinin belirleyebileceği; ancak 15.05.2015-20.05.2015 tarihleri arasında sigortalı ... için ... Hastanesine ödediği 23.464,71 TL bedel için davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar davacı vekilince raporun esasen SGK Hekimi Dr bilirkişi ... tarafından hazırlandığı diğer bilirkişilerin önceki hükme esas alınan raporlarındaki görüşünü değiştirme nedenlerini açıklamadıkları bildirilmiş ise de Yargıtay bozma ilamında da adı geçen bilirkişinin heyete dahil edilmesi gerektiğinin bildirildiği, kaldı ki SMMM bilirkişi ... ve Uzm Dr. Bilirkişi ... tarafından sunulan ve önceki hükme esas alınan 15.02.2021 tarihli 19.10.2021 tarihli raporların " acil durum sayılmadığı takdirde" denilerek kesin bir tespit içermediği, SGK uzmanı Dr. Bilirkişi ... da dahil edilerek sunulan raporun talep edilebilecek ücretin belirlenmesine yönelik tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, Yargıtay denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulune; 23.464,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davalının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiğini, bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olmadığını, mevzuat uyarınca acil durum nedeniyle davalının ücret talep edemeyeceğini, hastanın eşinden alınan onamın mutlak butlanla batıl olduğunu, davalının talep ettiği ücretin tarifeye uygunluğunun denetlenmediğini, başka bir heyetten rapor alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu yaralanan işçi için davalı ... hastaneye ödenen tedavi giderlerinin, acil sağlık hizmetleri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumundan alınması gerektiği iddiasıyla tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, davalı tarafça bilirkişi ücretinin yatırıldığı kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.