Başvuru, yakalama ve gözaltı işlemleri uygulandığı sırada darbedilme ve bu olay hakkında etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yakalama ve gözaltı işlemleri uygulandığı sırada darbedilme ve bu olay hakkında etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 15/3/1992 doğumlu olup Van'ın Muradiye ilçesinde ikamet etmektedir. Başvurucu 17/10/2014 tarihinde, bir terör soruşturması kapsamında ikametinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Bu soruşturma kapsamında aynı gün Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığında (Cumhuriyet Başsavcılığı) verdiği ifadesinde yakalama işlemini gerçekleştiren polis memurları tarafından darbedildiğini beyan etmiştir. İfadenin ilgili kısımları şöyledir:"...Sabah saatinde evime gelen polis memurlarında[n] biri beni darp etti. Yere düştüğüm sırada kafama bir tekme attı. Ayrıca ayağıma da vurdu. Bana vuran polis memurunun yüzü kapalıydı. Kendisini görsem tanımam ama evime gelenlerden birisiydi. Ayrıca gözlüklü bir polis memuru gözlüklü olduğunu hatırlıyorum benim kafamı eğerek bana vurdu. Ayrıca şerefsiz dedi. Bana vuran bu polis memurunu görsem tanırım. Bana vuran polis memurlarından şikayetçiyim dedi.ŞÜPHELİ MÜDAFİİNDEN SORULDU: Müvekkilimin beyanına aynen katılıyorum. Müvekkilimin eylemi sadece IŞID terör örgütüne karşı meydana gelen spontene bir eylemdir. Örgüt üyeliği söz konusu değildir. Samimi beyanda bulunmuştur. Atılan taş polise yetişmemiştir. Sabit ikametgah sahibidir. Sabıkasızdır. Müvekkilimiz göz altına alınarak psikolojik ve fiziksel şiddet uygulanmıştır. Kendilerinden şikayetçiyiz... dedi...." Başvurucu 17/10/2014 tarihinde Muradiye Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan sorgusunun ardından Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/772 numaralı soruşturması kapsamında tutuklanmıştır. Sorgu sırasında başvurucunun avukatı; başvurucunun gözaltına alındığı esnada psikolojik ve fiilî şiddete maruz kaldığını, bu husustaki raporun dosyada bulunduğunu beyan ederek görevli memurlardan şikâyetçi olduklarını tekrar etmiştir. Başvurucu hakkında Muradiye Devlet Hastanesi tarafından 17/10/2014 tarihinde düzenlenen üç adet doktor raporu bulunmaktadır. Saat 38'de düzenlenen ilk raporda başvurucunun boynunun sağ tarafında morluk bulunduğu, saat 47'de düzenlenen ikinci raporda boyun sağ lateralinde yer yer kızarıklık ve yüzeysel lezyonlar mevcut olduğu, saat 47'de düzenlenen raporda ise boynun sağ tarafında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir kızarıklık ve lezyonlar, dizde ağrı şikâyeti ve lezyon bulunduğu belirtilmiştir. 23/10/2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/772 numaralı soruşturma dosyası üzerinden başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına yönelik şikâyetleri ile ilgili olarak Muradiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne bir müzekkere yazılmış, araştırma yapılması talep edilmiştir. Müzekkerenin ilgili kısımları şöyledir:"...Yalçın Atlı'ya ait ifade tutanağı yazımız ekinde gönderilmekle şüphelinin ifadesinde polis memurları tarafından darp edildiğini bildirmesi nedeniyle konuya ilişkin detaylı araştırma yapılması, varsa kamera kayıtlarının tespiti ile tanık araştırması yapılması ikmal olunacak evrakın Cumhuriyet Başsavcılığımıza ivedi olarak gönderilmesi rica olunur." 2014/772 numaralı soruşturma dosyası 13/11/2014 tarihinde fezleke düzenlenerek Erciş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı fezleke üzerine başvurucu hakkında 2014/3541 numaralı dosya üzerinden bir soruşturma başlatarak 9/12/2014 tarihinde düzenlediği iddianame ile Erciş Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır. Başvurucu 15/12/2014 tarihinde vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile başvurarak 17/10/2014 tarihinde maruz kaldığını iddia ettiği kötü muamele eylemlerini gerçekleştiren, bu eylemleri görmelerine karşılık ihbarda bulunmayan ve usulüne uygun doktor raporu düzenlemeyen kamu görevlilerinden şikâyetçi olmuştur. Başvurucu önceki beyanlarında ikametinde yakalanarak gözaltına alındığını söylemesine karşılık, şikayet dilekçesinde dayısının evinde bulunduğu sırada gözaltına alındığını ifade etmiştir. Başvurucu bu dilekçede özet olarak, olay günü dayısının evinde kaldığını, sabah 00 sıralarında sırada kapıyı kırarak içeri giren özel tim kıyafetli iki polis tarafından yakalanarak gözaltına alındığını, bu sırada polis memurlarının silahın dipçiği ve tekme ile vurarak kendisini darbettiğini beyan etmiştir. Başvurucu yakalandıktan sonra arabaya bindirilmek üzere getirildiği sırada bir grup polis tarafından da darbedildiğini, araca bindirildikten sonra arka koltukta iki polis memurunun kendisini darbetmeye devam ettiğini, sinkaflı sözlerle sövdüklerini ve ters kelepçe taktıklarını ifade etmiştir. Bu şekilde Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü ifade eden başvurucu; binanın içinde koridorda yirmi dakika ve nezarette bir saat elleri arkadan kelepçeli şekilde bekletildiğini beyan etmiştir. Başvurucu bunun ardından doktor raporu için hastaneye götürüldüğünü ancak doktorun polisler bir perdenin arkasında beklerken kendisini muayene ettiğini, doktorun yalnızca bel üstü giysilerini kaldırarak ve ayağına bakarak bu muayeneyi gerçekleştirdiğini, muayenenin ardından doktorla polislerin bir şeyler konuştuğunu ifade etmiştir. Başvurucu, Savcılık ifadesinin ardından üç kez daha doktora götürüldüğünü beyan etmiştir. Ayrıca yakalama işlemi sırasında dayısı ve dayısının eşinin evde olduğunu, yakalandıktan sonra arabaya götürülürken mahalle muhtarını gördüğünü ve Emniyet Müdürlüğü binasının içinde gözaltına alınan Z.Y. isimli kişi ile birlikte tutulduklarını ifade etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı şikâyet dilekçesinin kendisine ulaştığı 31/12/2014 tarihinde 2015/14 numaralı dosya üzerinden bir soruşturma başlatmıştır. Başvurucunun bu dosya kapsamında 10/2/2015 tarihinde alınan ifadesinin ilgili kısımları şöyledir:"Olay tarihi olan2014 tarihinde benkendi evimde bulunmaktaydım. Saat 05:30 civarındayüzleri kapalı Özel Harekat polisleri evimizin kapısını kırarak içeri girdiler, bulunduğum odaya girdiler,odaya girerken ellerinde uzun namlulu silahlar bulunmaktaydı, bana doğrultarak herhangi bir bir şekilde hareket etme yoksa vururuz dediler, bu polis memurlarının yüzleri kapalıydı.daha sonra benim ensemden tutarak beni salona getirdiler, orada silahın dipçisi ile boynuma vurdular, daha sonra bana yumruk ve tekme vurarak beni araçlarına aldılar. Araç içerisinde de beni darp ettiler. Daha sonra beniMuradiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirdiler, buradayüzleri açık sivil polis memurları bana hakaretlerde bulundular, daha sonra beni nezarethaneye attılar. ...Araç içerisinde getirilirken bana hitaben 'Şerefsiz, ... Koyduğun çocuğu, karakolda iseşerefsiz.' gibi hakaretlerde bulunuyorlardı. ...Beni evden karakola getirinceye kadar tekme tokat, dipçikle boynuma vurma gibidarp eylemlerine maruz kaldım....Beni yakalayan polislerin açık kimliğini bilmiyorum ancak Muradiye İlçe Emniyet Müdürlüğünde görev yapan sivil polislerdir,kendilerini görsem teşhis edebilirim. ...yakalandığım andan itibaren ailem bu olaya şahittir, ayrıca polislerin yanında mahalle muhtarı da bulunmaktaydı. ...beni darp edenpolis memurlarını teşhis edebilirim, ayrıca beni darp eden vehakarette bulunan polis memurları hakkında şikayetçiyim ancakadli rapor düzenleyendoktorlar hakkında herhangi bir şikayetim yoktur, benim olayla ilişkin söyleyeceklerim bundan ibarettir, dedi" Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/14 numaralı soruşturma kapsamında 3/4/2015 tarihinde Muradiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne hitaben başvurucunun şikâyetleri ile ilgili araştırma yapılması talebini içeren bir müzekkere yazılmıştır. Müzekkerenin ilgili kısımları şöyledir:"Müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ve ifade tutanağı yazımız ekinde gönderilmiş olup;Ekte gönderilen şikayet dilekçesine ilişkin olarak araştırma yapılması, Yalçın Atlı'ya ilişkin görüntülerin(mobese, emniyet giriş çıkışı, Muradiye Devlet Hastanesi) tespit edilmesi, müştekiyi darp ettiği/hakaret ettiğiileri sürülen polis memurlarının tespitinin yapılması,İkmal edilecek evrakın Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi rica olunur." Muradiye İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından bu müzekkereye 21/4/2015 tarihinde cevap verilmiştir. Cevap yazısının ilgili kısımları şöyledir:"...söz konusu olayların olduğu tarihlerde, ilçe merkezinde bulunan mobese kameralarının aktif olmadığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü bina içerisinde ve dışında da bulunan güvenlik kameraları görüntülerinin (1) aylık kayıt tuttuğu ancak olay tarihinin altı ay öncesi olmasından dolayı güvenlik kamerası kayıtlarının temininin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Muradiye Devlet Hastanesi güvenlik kameraları da (1) ay süre ile kayıt yaptığından ve olay tarihinin yaklaşık altı ay önce olmasından dolayı şahsın olay tarihinde Muradiye Devlet Hastanesine götürüldüğü görüntüleri temin edilememiştir. Olaya ilişkin herhangi bir güvenlik kamerası veya mobese kamerası görüntüsünün temin edilmesi mümkün olmadığı için şahsın şikayet dilekçesinde kendisine kötü muamelede bulunduğu iddia edilen Polis Memurlarının tespiti de mümkün olmamıştır." Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucunun şikâyeti ile ilgili olarak 10/8/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...Müşteki hakkında Muradiye Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen kesin nitelikteki adli raporda boyun ve dizde yaralanmanın olduğu ve söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği,Kimlik bilgileri tespit edilemeyen polis memuru hakkındaki kasten yaralama suçu ile Emniyet personeli tarafından gerçekleştirildiği iddia olunanişkence suçu yönünden;müştekinin adli raporda belirtilen yaralanmasının şahsın gözaltına alındığı sırada boynundan tutulmak ya da diz çöktürmek suretiyle polisin zor kullanma yetkisi kapsamında orantılı güç kullanılması sonucu oluşma ihtimalinin yüksek olduğu, müştekinin ifadesinde de gözaltına alındığı sırada boynundan tutulduğunun beyan edildiği, şüpheli hakkında üzerineatılı suçtan dolayı dava açılmasını ve soruşturmanın devamını gerektirecek nitelikte ve yeterliliktesomut bir delilin elde edilemediği,Kimlik bilgileri tespit edilemeyen polis memurları hakkındaki hakaret suçu yönünden müştekinin salt iddiası haricinde şühheli hakkında üzerine atılı bulunan suçtan dolayı dava açılmasını ve soruşturmanın devamını gerçekleştirecek nitelikte ve yeterlilikte somut bir delil elde edilemediği,Doktorlar ve sağlık personelinin üzerine atılı resmi evrakta fikri sahtecilik eylemine yönelik olarak; bahsi geçen görevlilerin üzerine atılı suçtan dolayıdava açılmasını ve soruşturmanın devamını gerektirecek nitelikte ve yeterliliktesomut bir delilin elde edilemediği anlaşılmakla;Olay hakkında kamu adına KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,..." Başvurucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmiş, itiraz Erciş Sulh Ceza Hâkimliğinin 8/10/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı başvurucu vekiline 20/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ret kararının ilgili kısımları şöyledir:"...Dosya içerisinde ismi anılan şahıslar arasında çıkan tartışma çıktığı akabinde tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini tehdit ettikliri ve hakaret ettikleri, basit yaralama, tehdit ve hakaret suçunu işledikleri iddiasıyla Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda 10/08/2015tarih 2015/14 soruşturma, 2015/188 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığınadair karar verildiği anlaşılmıştır.Hakimliğimizce incelenmesi neticesinde dosya içerisindeki tüm bütün bilgi ve belgelerin bir bütün halindeincelenmesi neticesinde;Kamu davasının açılması için yeterli nedenlerin dosyada bulunmadığı, Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/14 nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, anılan karar aleyhine bulunulmuş olan itirazın bu nedenlereddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...." Başvurucu 17/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi"kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."