9. Ceza Dairesi 2021/18435 E. , 2023/7100 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/78 E., 2016/235 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî bozma Katılan Bakanlık vekilinin 04.07.2016 tarihli dilekçesiyle hükümleri temyiz etmesine müteakip 28.07.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinden vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısı…
**9. Ceza Dairesi 2021/18435 E. , 2023/7100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/78 E., 2016/235 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî bozma Katılan Bakanlık vekilinin 04.07.2016 tarihli dilekçesiyle hükümleri temyiz etmesine müteakip 28.07.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinden vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında, incelemenin suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/78 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Dosya kapsamı, SSÇ ve mağdur ... ...'in beyanları nazara alındığında; mağdur ... ...'in annesi ve babasının ayrı olup velayeti babasında olmasına rağmen fiilen annesinin yanında kaldığı, SSÇ ile aynı okulda olmaları nedeniyle tanışarak sevgili oldukları, zaman zaman ... ...'in SSÇ ile birlikte evden kaçarak SSÇ'nin dedesinin, ...'nın arkadaşının ve SSÇ'nin evinde kaldıkları, ailelerin mağdur ... ve SSÇ'nin sık sık kaçması üzerine bir araya gelip aile arasında nişan yaparak görüşmelerine sınır koyduğu, bu durumdan rahatsız olan mağdur ...'nın kaçarak SSÇ'nin evinde kalmaya başladığı, ilk kez Haziran - Temmuz 2014'e tekabül eden bir tarihte mağdur ... 15 yaşını ikmal etmeden mağdurun rızası ile vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra bu ilişkinin bu şekilde devam ettiği anlaşılmış olup, SSÇ ...'in suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmeyen mağdure ... ...'e karşı vajinal yoldan birden çok kereler cinsel ilişkiye girerek çocuğun cinsel istismarı ve 15 yaşını ikmal etmeyen mağdureyi zincirleme suretle cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşılıp sabit olmakla...'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 inci maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 62 ila 73 üncü maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 20, 21 inci maddelerine göre hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceği esasen 20 nci maddenin ikinci fıkrası düzenlemesi de nazara alındığında olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğunun düzenlendiği, bu kapsamda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.04.2017 gün ve 2014/13-518 Esas, 2017/2018 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukla ilgili olarak sosyal hizmet uzmanınca hazırlanan sosyal inceleme raporu, psikiyatrik açıdan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda tek başına değerlendirme yapmaya yeterli olmadığı gibi bu konunun salt hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile de çözümlenemeyeceği göz önüne alınarak, Mahkemece teknik bilgi gerektiren bu konuda ayrıca adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk bulunması halinde uzman hekimden görüş alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''Temmuz 2014'' yerine ''22/09/2014-17.04.2015'' olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle,Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/78 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.