1. Hukuk Dairesi 2024/3888 E. , 2024/5531 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1087 E., 2022/975 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/228 E., 2018/266 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin ile müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafınd…
**1. Hukuk Dairesi 2024/3888 E. , 2024/5531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1087 E., 2022/975 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/228 E., 2018/266 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin ile müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde; Çanakkale ili, .... ilçesi, .... köyünde bulunan 114 ada 6, 8, 12, 13,15, 16, 17, 18, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 57, 58, 59, 60, 70, 72 ve 73 parsel sayılı taşınmazların Tesbih Deresi dere yatağında bulunmasına rağmen derenin paftasında gösterilmediğini, yapılan idari tahkikatlar ile söz konusu derenin yatağının doğal görünümünde olduğunu, kenarlarına yer yer taş duvar yapılmış olduğunu, kadimden beri var olduğunu ve 75 cm eninde 1 metre derinliği bulunduğunu, derelerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan özel mülkiyete konu olmayacağını, dava konusu taşınmaz bakımından Kadastro Kanunu'nda ön görülen hak düşürücü sürelerin söz konusu olmadığına dair Anayasa Mahkemesi kararı bulunduğunu, bu nedenler ile dava konusu taşınmazların dere yatağına müdahale içeren kısımlarının iptali ile bu kısımların dere yatağı olarak terkinini ve dere yatağına olan tecavüzlerinin önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..... mirasçıları ... ve müşterekleri cevap dilekçelerinde; murisleri .....'in Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne kendisinin başvurarak 114 ada 31 parsel ile aralarındaki doğal sınırın "dere" olarak belirlendiğini, teknik hatanın düzeltilmesi talebinin sonucu tanzim olunan 18.04.2011 tarih 521 sayılı formun incelendiğinde kendilerine ait 114 ada 16 parsel ile 114 ada 31 parsel arasında bulunan dere yatağının her iki parsel arasındaki doğal sınır olduğunu, kadimden beri sınırlarındaki dere yatağının 0,5 metrelik taş duvar ile yapılı olduğunu, dere yatağının hiçbir şekilde kullanılmasının söz konusu olmadığını, tespit tarihi olan 1996 yılı ile davanın açıldığı tarih arasında yasanın aradığı 10 yıllık sürenin geçtiğini, bu hatanın kadastro çalışmaları esnasında kadastro fen elemanlarının hatalı ölçümleri sonucu meydana geldiğini, bu nedenle davanın kabul edilmesi halinde dava masraflarından ve vekalet ücretinden vareste tutulmalarına karar verilmesini istemişlerdir.