8. Ceza Dairesi 2023/5018 E. , 2024/1021 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/288 E. 2012/102 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence HÜKÜM : Müebbet hapis cezası TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün ; resen temyize tabi olduğu gibi temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde
**8. Ceza Dairesi 2023/5018 E. , 2024/1021 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/288 E. 2012/102 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence HÜKÜM : Müebbet hapis cezası TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün ; resen temyize tabi olduğu gibi temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.04.2006 tarihli iddianamesi ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kararın katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/28814 Esas, 2015/126 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşmiştir. 4. Maktul ...'ın annesi katılan ... ve babası ..., idarenin denetimi ve gözetimi altında bulunan oğullarının bizzat idari görevliler tarafından işkence sonucu öldürüldüğünü, devletin öldürmeme yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiası ile 10.03.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin 10.10.2019 tarih ve 2015/4450 başvuru numaralı kararı ile;" yaşam hakkı ile işkence yasağının ihlal edildiğine ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine," dair karar verilmiştir. 5. Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında yeniden yargılama yapılarak 25.06.2021 tarihli kararı ile sanığın netice sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve karar kesinleştiğinde 25 yıl hapis cezasına dair önceki hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.02.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, 1. Mahkemece önceki kararının ortadan kaldırılmasına karar vererek dosyayı yeni esasa kaydedip yeniden yargılama kararı alarak yargılama yapması gerekirken, önceki hükmü kaldırmadan eski esas numarası üzerinden mükerrer yargılama yapmak suretiyle hükümlü ... hakkında karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğuna, 2. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı ihlali ve işkence yasağı ihlali kararı nedeniyle yapılan yeni yargılamada; hükümlünün daha ağır ceza ile mahkum edilebilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 314 üncü maddesindeki şartlardan birinin gerçekleşmediğine bu nedenle hakkında eski hükmün aynen infazına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dosyadaki diğer sanıkların da yargılanmaları gerektiğine ilişkindir. C. Sanık müdafiinin temyiz isteği, Sanığın suç kastının bulunmadığına ve delil yetersizliğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 2 nci maddelerinde belirlenen ilkelere ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) kararlarıyla hükmün ihlalin varlığına dayandığının kabulünü yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul etmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri hakkında Kanun'un (6216 sayılı Kanun) 50 nci maddesinde de benzer durumlar yani İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) ile korunan bir hakkın ihlal sebebi olarak kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta da Anayasa Mahkemesi'nin hukuka uygun görülen başvuru konusu kararı ile başvurucunun Anayasanın 17 nci maddesinde güvence altına alınan haklarının maddi yönünün ve usul yönünün ihlal edildiğine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından ihlalin giderim metodu olarak ise "Kararın bir örneğinin yaşam hakkı ile işkence yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE" şeklinde karar verilmiştir. Ceza Muhakemesi Hukukumuzda olağanüstü bir kanun yolu olarak yargılamanın yenilenmesi 5271 sayılı Kanun'un 311 ile 323 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen ihlal kararı üzerine Mahkemesince usulünce yapılacak yeniden yargılama sonunda 5271 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "önceki hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına" karar verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 2 nci maddeleri ile 6216 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi çerçevesinde uyuşmazlığa ve bireysel başvuru kararına konu olan, Anayasa ile güvence altına alınmış temel hakkın ihlali hususunun 5271 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinde sayılan sanık veya hükümlü aleyhine yargılama sebeplerinden de olmadığı cihetle, kurulacak yeni hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı da gözetilmelidir. Sonuç olarak; a. Yargılamanın yenilenmesine karar verilen dosyanın yeni bir esas numarasına kaydedilerek Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararı doğrultusunda, 6216 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ihlali ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapılması ve önceki hükmün kaldırılarak yeni bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Sanığın önceki hükümden daha ağır ceza almasını gerektiren ve 5271 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinde yer verilen şartlardan birinin gerçekleşmemesine karşın; sanığın müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebeple, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ile ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suç tarihinde Adana 1. Sınıf Askeri Cezaevinde gardiyan olarak görev yapan sanık ..., diğer gardiyanlar ve kamu görevlileri ile birlikte maktul ...’a işkence sebebiyle öldürülmesine neden olmak suçundan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 94 ve 95. maddelerine göre işkence ve netice itibariyle ağırlaştırılmış işkence suçundan Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi yapılan yargılama sonunda, sanık ...’nın eyleminin her ne kadar işkence sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık ile maktul arasında cezaevinde giyilmesi gereken elbiselerin giyilmesi konusunda çıkan tartışma sırasında maktulun vücuduna ve kafasına gelecek şekilde öldüğüne dair otopsi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde maktulun kült kafa travması sonucu meydana gelen beyin kontüzyonu, parankin içinde kanama ve bunların kompikasyonları sonucu öldüğü anlaşıldığı, önceden tasarlanıp uygulanan işkence sonucunda ölmediği anlaşılmakta, sanık ...’nın ani öldürme kastıyla hareket edip maktulu vurup öldürdüğünden sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1. maddesine göre kasten öldürme suçunu oluşturan eyleminden cezalandırılması gerektiği gerektiğinden sanık hakkında hüküm kurulmuştur. Yapılan temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesince maktulün annesi ...’ın temyiz talebinin işkence suçundan açılan davada doğrudan zarar görmediğinden Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 317 nci maddesi gereğince katılma hakkı bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar verildi. Re’sen temyiz incelemesine tabi olunan sanık ... hakkında yapılan 19.01.2015 tarihli yapılan temyiz incelemesinde sanık ...’nın kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne onandığı, Maktul ...’ın anne ve babasının 10.03.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruyla suç tarihinde gardiyan olarak görev yapan sanık ...’nın iddianamede belirtildiği şekilde Askeri Ceza İnfaz Kurumunda kötü muamele sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu olay hakkında etkin bir ceza soruşturması yürütülmediği, yaşam hakkı ve işkence yasağının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemenin sonucunda; “164. paragrafında; Somut olayda, hem yaşam hakkının hem de işkence yasağının maddi ve usul yönünden ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.”. Mevcut başvuruda yaşam hakkı ile işkence yasağının maddi yönlerine ilişkin ihlalin idarenin kusurundan; yaşam hakkı ile işkence yasağının usul yönlerine ilişkin ihlali ise soruşturma ve kovuşturma makamlarının soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki bir kısım eksikliğinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. “165. paragrafında; Yaşam hakkı ile işkence yasağının usule ilişkin yönlerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.”. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş ve yargılama usulü hakkındaki 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesine göre bireysel başvuru hakkı; (1) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. (2) İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir. (3) Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz. Buna göre, Anayasa Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin bireysel başvuruya konusu olabileceği, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ek protokolleri kapsamında başvuru yapılabileceği 6216 sayılı Kanun’la açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, Anayasa Mahkemesi yapılan bireysel başvuru incelemesini sadece temel haklar ve hürriyetler ile sınırlı inceleme yapabileceği dava konusu olayın maddi deliller ve vakalar ile ilgili herhangi bir inceleme yapılamayacaktır. Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede tanımlanan eylem ilgili Ağır Ceza Mahkemesi’nce değerlendirilerek suçun vasıflandırılması yapılmış, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1 inci maddesine göre kasten öldürme suçunu oluşturan eyleminden cezalandırılması gerektiği gerektiğinden sanık hakkında hüküm kurulduğu Yargıtay 8. Ceza Dairesince yapılan temyiz incelemesinde Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne suçun vasıflandırılmasına ilişkin hüküm ve kabulünün hukuka ve yasaya uygunluğundan onama verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Madde 311 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır. Anayasa Mahkemesi sanık ... hakkında 2015/4450 başvuru numarası ve 10.10.2019 sayılı kararında 164 ve 165 paragraflarında açıklandığı üzere yeniden yargılama yapılması gerektiğine ilişkin talep ilgili Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek yeni bir hüküm kurulmuştur. Dosya Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldikten sonra Anayasa’nın 153/son maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin kararları yargı organlarını bağlar. Hükmü gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-f ve 2 nci maddeleri gereğince Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda dosyanın yeni bir esasa kaydedilerek Ceza Hukuku normları çerçevesinde bir değerlendirme yapmak durumundadır. Bu değerlendirmede yargılamanın yenilenmesine dair Anayasa Mahkemesi’nin kararı ve Anayasa’nın 153/ son maddesi gereğince ön inceleme safhası geçilmiş ve ceza yargılaması başlamıştır. Bu aşamadan sonra Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yapacağı inceleme 5271 sayılı yasada sayılan ve yukarıda Ceza Genel Kurulu kararında da gösterdiğimiz “Yargılamanın yenilenmesi ancak daha önce ele alınmayan ‘yeni delil’ ve ‘yeni olay’ mevcut olup olmadığını araştırmakla ve sonucuna göre hüküm kurmakla görevlidir. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi yukarıda tarih ve sayıları verilen ve süreci anlatılan Yargıtay 8. Ceza Dairesinden suçun vasıflandırılması yapılarak sanık ...’nın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1 inci maddesine göre kasten öldürme suçu oluştuğuna dair vasıflandırma ve delil değerlendirmesi dışında dosyaya yeni bir delil belge sunulmadan suç vasfını da değiştirecek şekilde Anayasa Mahkemesi kararının 164 ve 165 paragrafında gösterilen yeni bir delile ve olaya dayanmayan yaşam hakkı ile işkence yasağının ihlaline ilişkin yargılamayı yenileme kararını yeni bir delil olmadığı halde hükme esas alınıp alınamayacağını 5271 sayılı yasanın 318. maddesine göre öncelikle yenileme isteminin kabule değer olup olmadığına dair inceleme sonunda, yenileme isteği kabule değer olmadığı dosya içeriğinden anlaşıldığından 5271 sayılı yasanın 319/1 inci maddesine yenileme isteminin kabule değer görülmemesi nedeniyle REDDİNE karar verilmesi gerektiği halde doğrudan yeni hüküm kurulması usule ve hukuka aykırı bulunduğundan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 07.02.2024