4. Hukuk Dairesi 2022/10537 E. , 2024/6806 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme so
**4. Hukuk Dairesi 2022/10537 E. , 2024/6806 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.10.2020 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri için 250 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 107.299,80 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazada %80 kusurlu olduğunun dosyada alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği; davacının sunduğu maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %10 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 107.299,80 TL tazminatın 17.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, hesaplamanın doğru yapılmadığını,TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılmasını ve vekalet ücretinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i olarak hesaplanması gerekeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olduğu, vekalet ücretinin nisbi ve tam belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 22 nci fıkrasında, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesinde; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarını ve bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkı ile mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 27 nci maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki bu düzenleme, emredici nitelikte olup, mutlaka dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda; dava HMK'ın 107 nci maddesine dayanılarak belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davalı vekilince davacının bedel artırım dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği iddia edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde davacının dava değerini açıklama (bedel artırım) dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin, bedel artırım dilekçesinin tarafına tebliğ edilmeden hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği yönündeki itirazının, İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır.Ancak varılan sonuç hatalıdır. O halde, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinin yukarıda anlatıldığı üzere Tebligat Kanunu’na uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.