(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/7615 E. , 2010/10758 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 105 ada 562 parsel sayılı 1483.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zam…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/7615 E. , 2010/10758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 105 ada 562 parsel sayılı 1483.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın taşlık kayalık yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Mahkemece, davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına ve taşınmazın sınırında da orman parseli bulunduğuna göre, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünden araştırma yapılması zorunludur. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmamış, davalı ve miras bırakanı yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen kısıtlamalar da sorulmamıştır. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.