T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1392 Esas KARAR NO: 2025/1561 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2024 NUMARASI: 2024/904 Esas, 2024/1143 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1392 Esas KARAR NO: 2025/1561 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2024 NUMARASI: 2024/904 Esas, 2024/1143 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alüminyum ve pvc sektöründe tanınmış ... ibareli marka ile faaliyet gösterdiğini, davalı ... Pvc şireti ve otakları, birlikte hareket ederek müvekkil şirketin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak, müvekkil şirketin müşteri çevresini ele geçirmeyi amaçladıklarını, bu hususta taraflar arasında çok sayıda dava bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili aleyhine çok sayıda ceza şikayeti bulunduğunu, Anayasal hak olan dilekçe hakkının davalılar tarafından açıkça kötüye kullanıldığını ve müvekkili şirketi zarara uğratmak, itibarını zedelemek ve maddi ve manevi olarak zarara uğramasına sebep olmak, faaliyetlerini durdurmak amacıyla haksız rekabete yol açtığını illeri sürerek, davalıların haksız rekabetinin tespiti, meni ve refi ile, şimdilik 100.000-TL maddi, 1.000.000-TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda, davacı taraf ... nezdinde tescilli "... " markasına dayandığına göre uyuşmazlığın çözümünde Markaların Korunması Hakkında 556 sayılı KHK'nın uygulama yeri bulacağı, bu durumda, davaya bakma görevinin Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde olduğu gerekçesiyle, davanın HMK m.114 ve 115 maddeleri gereğince görev dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıların Anayasal hak olan dilekçe hakkını açıkça kötüye kullanarak, müvekkili şirketi zarara uğratmak, itibarını zedelemek ve maddi ve manevi olarak zarara uğramasına sebep olmak, faaliyetleri durdurmak amacıyla haksız rekabete yol açtıklarını, karşı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerine ve bu eylemler sebebiyle açılan davalara ise davalı tarafın kötüniyetinin bir kısmını göstermek adına dava dilekçesinde yer verildiğini, dava dilekçesinde de müvekkil şirketin markasına yapılan tecavüzler değil davalıların dilekçe hakkını kötüye kullanması gibi sebeplerin dava sebebi olarak gösterildiğini, hiçbir şekilde tescilli marka hakkına dayandırılmadığını, ancak gerekçeli karar okunduğunda dava dilekçesinin dahi yalnızca müvekkil şirketi tanıtmaya yönelik kısmının dikkate alındığı, devamındaki açıklamalarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ve sanki marka hakkına dayalı bir davaymış gibi gösterildiğini davanın çözüm merciinin ise ticaret mahkemeleri olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, haksız rekabetinin tespiti, meni ve refi ile tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Hükmün kapsamını düzenleyen HMK'nın 297/1-c maddesine göre hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında dava dilekçesi özetlenirken sadece davacı şirketin tanıtımı ve markasına ilişkin dava dilekçesinin ilk kısmında ileri sürülen vakıalara yer verilmiş, haksız rekabet iddiasına ilişkin açıklamalara ve dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmındaki 1 no'lu talep olan "davalıların haksız rekabetinin tespiti, meni ve refi" talebine yer verilmemiş, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince HMK'nın 297/1-c maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Dava dilekçesinin başında davacı şirketin tanıtımına ve marka bilgisine yer verilmiş, daha sonra sonra taraflar arasındaki ihtilaflardan dolayı dava ve şikayetlerden bahsedildikten sonra, davalıların şikayet davalıların dilekçe hakkını kötüye kullandığını ve bu hususun haksız rekabete yol açtığını illeri sürerek, davalıların haksız rekabetinin tespiti, meni ve refi ile, şimdilik 100.000-TL maddi, 1.000.000-TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili dava dilekçesindeki talebini 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandırmış, davasını açıkça haksız rekabet hükümlerine dayanarak açmıştır. Dava dilekçenin sonuç ve iste kısmındaki tüm talepler haksız rekabete ilişkin olup, marka hakkına ilişkin hiçbir talepte bulunulmamıştır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme olan Ticaret Mahkemesince davaya bakılması gerekirken, hatalı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca kabule göre; 2004 yılında açılan davada, 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile mülga olan Markaların Korunması Hakkında 556 sayılı KHK'ya dayanılarak görevsizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, 2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2024 gün ve 2024/904-1143 E-K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 1.210,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.893,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/12/2025