10. Hukuk Dairesi 2011/1561 E. , 2012/13287 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :266-814 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, şirket ad
**10. Hukuk Dairesi 2011/1561 E. , 2012/13287 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :266-814 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, şirket adına işlem gören işyeri işçilerinden ...'un 10.10.2008 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu malul kaldığını, kaza sonucu sigortalıya 15.442,91TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 1622,04TL iş göremezlik ödeneği ödendiğini, 893,20TL hastane ve eczane masrafı ödendiğini, 17.958,15TL nin kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik % 70'ine isabet eden 12.570,71TL sinin onay ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; mahkemece, davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur oranları olayın oluşuna uygun ise de, kaza tarihi itibariyle 506 sayılı yasanın 26.maddesinin uygulanması isabetsiz bulunmuştur. Şöyle ki; davaya konu iş kazasının 10.10.2008 tarihinde gerçekleştiği gözetildiğinde, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. ve 76. maddelerinin olduğu belirgindir. Anılan Yasanın 21. maddesinin 1. fıkrasında, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir”, 76. maddesinin 4. fıkrasında ise, "İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir" düzenlemeleri mevcuttur. Anılan maddede yer alan, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında, gerçek zarar miktarları hesaplanarak, gerçek zarar ile kusur karşılığı ilk peşin sermaye değerli gelir miktarlarının karşılaştırması sonucu Kurumun rücu alacağının belirlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.