12. Ceza Dairesi 2020/11860 E. , 2024/4402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/516 Esas, 2016/322 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yer
**12. Ceza Dairesi 2020/11860 E. , 2024/4402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/516 Esas, 2016/322 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53, maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; dosyada raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, kazanın meydana gelmesinde kask takmayan ve aşırı hız yaparak motosikleti süren ölen ...’in kusurlu olduğu, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiği, sanık hakkında lehe olan adli para cezasına çevrilmesi hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın asli kusurlu olduğu halde verilen cezanın az olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 22.07.2015 günü saat 12.00 sıralarında, olay yeri iki yönlü, zemin asfalt ve kuru, vakit gündüz, hava açık, mahal meskun dışı ve üç yönlü (Y) kavşakta, sanık sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki 34 V 9384 plakalı traktör ve arkasına takılı römork ile Kuşadası ilçesi istikametinden Menderes ilçesi istikametine seyir halinde iken Ataköy Kavşağına geldiğinde sola manevra ile dönüş yaptığı esnada aracının sağ arka büyük lastiğine karşı istikametten, Menderes ilçesi istikametinden Kuşadası istikametine seyir halinde olan ölen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile çarpması neticesinde motosiklet sürücünün ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda sanığın 2918 sayılı KTK'nın 84.maddesinin kod-8 uyarınca kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kusurundan ve aynı Kanun'un 53/1-b.maddesi uyarınca sola dönüş kurallarına riayet etmemek kuralından birinci derecede kusurlu olduğu, mahkemece keşif üzerine alınan bilirkişi raporunda; sanığın sevk ve idare ettiği 35 V 9384 plakalı traktör ile kaza mahalline geldiğinde karşı yönden gelmekte olan araçların ve motorsikletin geçişini beklememesi,daha geriden gelen motorsikletin gelişini görmesine karşın 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/b-8 ve 109/b-6 maddelerine aykırı davranmış olması nedeni ile 2918 Sayılı KTK'nın 53/1-b.maddesini ihlal etmesi nedeni ile asli derecede kusurlu olduğu, 29.02.2016 tarihli İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan adli raporunda; sanık sürücü ...'ın yönetimindeki traktör ve arkasına takılı römork ile seyri sırasında kavşağa geldiğinde sola manevra yaparak dönüşe geçmeden önce karşı istikamet şeridini trafik akışı bakımından yeterince gözetmesi, karşı istikametten gelip yaklaşmakta olan motosikleti gördüğünde hız ve mesafesini yeterince gözetmesi, ilk geçiş hakkını düz seyreden mevzu bahis motosiklete vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup tehlike ortamı oluşturacak şekilde sola manevra ile dönüşe geçip düz seyreden motosikletin istikamet şeridini kapattığı anlaşıldığından dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, Yerel mahkemece, karar üretmeye elverişli bulunan bilirkişi raporu ve bu raporu doğrulayan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen rapor kapsamında, sanık ...'ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği, belirtilen kanuni sınırlar içerisinde ne kadar süre ile sürücü belgesinin geri alınacağı husunun hakimin takdirinde bulunduğundan, ve tamemen kusurlu sanık hakkında mahkemece belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşlere iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Menderes 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin 4.paragrafın çıkarılmak suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.