T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1259 KARAR NO : 2025/1466 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.04.2025 NUMARASI : 2024/1007 Esas 2025/373 Karar BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAH'NİN 2025/123 E. - 2025/74 K. SAYILI DOSYADA DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 21.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21.10.2025 İzmir…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1259 KARAR NO : 2025/1466 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.04.2025 NUMARASI : 2024/1007 Esas 2025/373 Karar BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAH'NİN 2025/123 E. - 2025/74 K. SAYILI DOSYADA DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 21.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21.10.2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.04.2025 tarih 2024/1007 Esas 2025/373 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi birleşen dosyada davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili kurumun ihyasını talep ettikleri şirkete ait işyeri sigortalılarından ...'in 27.07.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu konuda kurum zararlarının oluştuğunu, bu kurum zararlarının tahsili amacıyla İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2017/34 Esas sayılı dosyasına dava açtıklarını, bu davada ihyasını istedikleri şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı istinaf yoluna başvurduklarını, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi'nin 2021/2591 Esas 2024/3070 karar sayılı karar ile İzmir 14. İş Mahkemesi kararının HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırıldığını, bunun üzerine İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2024/506 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 01.11.2024 tensip zaptının 5 nolu ara kararı gereğince davacı taraf vekiline ihyasını talep ettikleri dosya davalısı .... Ltd. Şti'nin haklarını kullanabilmesi için ihyası yönünden dava açmak üzere taraflarına 2 hafta kesin süre verildiğini ileri sürerek bu şirket yönünden ihya kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılardan ... yazı cevabında ihyası istenen ... Ltd. Şti'nin 02.03.1998 tarihinde kurulduğunu, 01.03.2018 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak birleşen dosya davalısı ...'un seçildiği, 30.04.2018 tarihli genel kurul kararı ile kaydının silinmesine karar verildiğini, 02.10.2018 tarihinde kapanışının sicile tescilinin yapıldığını, taraflarının yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhlerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun cevap dilekçesi sunmadığını, duruşmaları vekili vasıtasıyla takip ettiğini, 16.04.2025 tarihli duruşmada vekilince alınan beyanında hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir 14.İş Mahkemesi'nin 2024/506 Esas sayılı dosyasında ihyası istenen şirket aleyhine alacak davası açıldığı, davanın derdest olduğu, bu bakımdan davacının davayı açması bakımından hukuki yararının bulunduğu, taraf teşkilinin sağlanması yönünden şirketin ihyasının gerekli olduğu kanaatine varılarak davada şirket hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ile birleşen dosya davalısı tasfiye memuru yönünden davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına ek tasfiye memuru olarak birleşen dosya davalısı ...'un atanmasına, harç ve yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ..., mahkemenin kabul kararının TTK'nın 547.maddesi amacıyla bağdaşmadığını, bu bakımdan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yalnızca tasfiye sürecindeki eksiklik nedeniyle dava açılmasının ihyayı gerektirmeyeceğini, tasfiye memuru bulunduğu şirketin tasfiye sürecinde eksiklik bulunmadığını, bu nedenle İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2024/506 Esas sayılı dosyasında şirket aleyhine alacak davası açıldığı sebep gösterilerek kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararında hukuki yarar, dava şartları ve TTK 547.maddesi sınırlarının gözetilmeyerek eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile .... Ltd. Şti'nin İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2024/506 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli İzmir 14. İş Mahkemesinin 2024/506 Esas sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Kaldı ki alacak davası yönünden mahkemece ihya davası açılması konusunda taraflara süre verildiği sonucunda uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı hizmet tespiti davasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'un istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ...'un yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.