T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/418 Esas KARAR NO : 2025/1431 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/11/2023 NUMARASI : 2022/92 Esas, 2023/309 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HM…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/418 Esas KARAR NO : 2025/1431 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/11/2023 NUMARASI : 2022/92 Esas, 2023/309 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin 1988 yılında ...’ya kaydolduğu; ... markasının ise 1976 yılından itibaren şirket kurucuları tarafından 39. sınıftaki kara taşımacılığı hizmetlerinde kullanıldığını, davacının 20.10.2003 başvuru tarihli, 2003/28598 no.lu ... esas unsurlu markası ile 2021/03078 no.lu ... esas unsurlu markasının tescilli olduğunu, ... ibaresi üzerinde 39. sınıftaki kara taşımacılığı hizmetlerinde ve tescile tabi diğer emtiada hem eskiye dayalı kullanımdan hem de tescilden kaynaklanan hak sahipliğinin olduğu, davalının davacının yatırımlar yaptığı markasının tanınırlığını artırmak için attığı adımlardan haksız yere istifade edebilmek amacıyla 28.03.2019 yılında dava konusu markanın tescil başvurusunda bulunduğu; taraflara ait markalardaki ... ve ... ve NAKLİYAT ibarelerinin karıştırılma ihtimaline yol açtığını, davalının bu ibareyi kullanımının iyiniyetli olmadığını, davalı kullanımlarının davacının tescilsiz dönemden kaynaklanan marka hakkı dolayısıyla SMK m. 6/3’e; tescilli dönemden kaynaklanan marka hakkı dolayısıyla SMK m. 6/1’e; ticaret unvanından kaynaklanan haklar dolayısıyla SMK m. 6/6’ya ve davalının sektörde bilinen bir markayı tescil ettirmeye çalışması ve kötü niyeti nedeni ile SMK m. 6/9’a aykırılık oluşturduğunu, davalıya ait 2019/31693 no.lu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının 2019/31693 no. ile tescilli markası ile aile bireylerinin başlattığı taşıma/nakliyat faaliyetlerini sürdürdüğü; davalının davacıların iddia ettiği gibi 39. sınıfta tescilli .../... NAKLİYAT diye bir markasının olmadığı; davacı yanın .../... NAKLİYAT ibarelerini içeren münhasır bir kullanma hakkının bulunmadığı; markaların bütününe ve hizmet sınıflarına bakıldığında davalının tescilli markası ile davacı markaları arasında bir benzerliğin bulunmadığı ifade edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde taraf markalarının esas unsurunun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere benzer olduğu, davacı markasındaki "..." ibaresinin davalı markasında "..." şeklinde yazıldığı, fakat bu şekilde çoğul kullanımın markayı farklılaştırmadığı, yine taraf markaları incelendiğinde davacıların ... ibaresinin yanında yer alan ... NAKLİYAT INTERNATIONAL, ... LTD ibaresinin verilen hizmetin ve şirketin nevini belirtmesi açısından tanımlayıcı mahiyette olduğu, davalı markasında yer alan Nakliyat, Depolama, Lojistik ve Since 1956 ibarelerinin de tarih ve verilen hizmetin niteliğini belirtmesi sebebiyle ayrıca markalardaki baskın unsurun davacı markasında ..., davalı markasında ise ... olduğu, bu iki markaya göre ortalama tüketicinin markaların aynı kaynaktan doğmuş olabileceği veya birbirlerinin temsilcisi olarak algılayabileceği, bunun da karışıklığa sebebiyet vereceği, zira tarafların ortak olarak Nakliyat ve Taşımacılık alanında faaliyette bulunduğu bu sebeple 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacılara ait markanın tescil tarihinin 2003 yılı olduğu bu sebeple markanın öncelik ve üstün hak sahibinin de davacı şirketler olduğu, bu nedenle SMK 6/3 maddesi uyarınca gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu, davacı ... NAKLİYAT ŞİRKETİNİN 1988 yılında kurulduğu, diğer davacı ... Limited Şirketinin de ortaklarının bu şirket ile aynı olduğu, aralarında menfaat birliği olduğu, davalının marka tescil tarihinin 2019 yılı olduğu düşünüldüğünde davacı ... unvanı ile benzer olduğu ve karıştırılmayada sebebiyet verdiği anlaşıldığından SMK 6/6 maddesi uyarınca da marka hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, SMK 6/9. Maddesi uyarınca ise tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğu, davacılardan ... NAKLİYATIN bu unvan ve marka ile taşımacılık ve nakliyat sektöründe yaklaşık dava tarihi itibariyle 34 yıldır faaliyette bulunduğu, davalının da davacı markalarına benzer şekilde ... ibaresinin ... şeklinde tescil ettirmek suretiyle yapmış olduğu marka tescilinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği, davalının ... markasını tescil ettirmesinde haklı bir sebebin olmadığı, aynı sektörde faaliyet göstermeleri sebebiyle davacı markalarından ve ticaret unvanından haberdar olduğu veya olması gerektiği, bu sebeple mahkememizde oluşan kanaate göre her ne kadar aslolan iyiniyet ise de davalının marka tescilinin iyiniyetli olmadığı sonucuna ulaşıldığından SMK 6/9 maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş SMK 6/9 maddesi uyarınca hükümsüzlüğe karar verildiğinden tarafların ortak ve benzer olmayan tescil sınıfları bakımından da davalının markasının tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilerek; -Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli 2019/31693 numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Davacı yanın ileri sürdüğü markaların salt "..." ya da "... Nakliyat" biçiminde tescilli bulunmadığını,Gerekçede, öne çıktığı belirtilen "..." kelimesinin öne çıktığı markaların; 39 hizmet sınıfında dava dışı ... Turizm ... Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 98/004859 ve 2008/20926 Başvuru numaralı markalarının olduğunun görüleceğini, ek rapor talebinin dikkate alınmadığını, dava dışı ... Tur. ... Yayın Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Adına tescili 98/004859 ve 2008/20926 Başvuru numaralı markalarının TPMK'dan istenilmesi hususunda ara karar oluşturulmasına rağmen savunma delilleri toplanmadan rapor alındığını, Bilirkişinin ortalama tüketici anlayışı ile ülkemiz ortalama tüketici anlayışı örtüşmediğini, Ülkemiz genelinde bakıldığında ortalama tüketici oldukça bilinçli, araştırıcı ve gerçeği görmekte oldukça gelişmiş durumda olduğunu, Markadan tek kelime ya da harfler seçilerek benzerlik yaratılmaması gerektiğini, markaların bütünü gözönünde bulundurulmasının gerektiğini, "..." ibaresi ayırt ediciliği düşük ibareler olduğunu, "..." ibareli çok sayıda marka tescili bulunduğunu, davacıların markalarının tanınmış marka olmayıp, kendisine doğrudan bir başkasının farklı mal ve hizmetlerde yaptığı başvuruyu engelleme, markanın hükümsüzlüğünü isteme imkanı tanımadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Davacılar, SMK 6/1, 6/3, 6/6 ve 6/9 maddeleri gereğince davalının 2019/31693 numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı ... ..ŞTİ'nin 2003 28598 numaralı "... ..., Nakliyat International ... Ltd. Şekil" ibareli markası 17, 37 ve 39. sınıflarda 22.10.2003 tarihinden itibaren tescilli olduğu, dava konusu 2019/31693 numaralı “... Nakliyat Depolama Lojistik Since 1956 şekil” ibareli markasının ise 28.03.2019 tarihinden itibaren 39 .sınıfta tescilli olduğu, tescil sınıflarının aynı/benzer olduğu, davacı ... NAKLİYAT TİCARET SANAYİ LTD ŞTİ'nin ticaret unvanının ise 24.03.1998 tarihinde tescil edildiği, davacılardan... Nakliyat ..Şti'nin ise İ. ... ticaret unvanı ile18.11.1996 tarihinde kurularak tescil edildiği, bilirkişi raporunda davacıların markasal kullanımlarının incelendiği ve ... ibaresi yönünden önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğunun tespit edildiği de dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yeterli ve hükme elverişli nitelikteki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı yanın istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 190TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/11/2025