1. Hukuk Dairesi 2019/181 E. , 2019/2236 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL-İPOTEĞİN KALDIRILMASI Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedel, ipoteğin kaldırılması davası sonunda yerel mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, ipoteğin kaldırılması talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya ince…
**1. Hukuk Dairesi 2019/181 E. , 2019/2236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL-İPOTEĞİN KALDIRILMASI Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedel, ipoteğin kaldırılması davası sonunda yerel mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, ipoteğin kaldırılması talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ve ipoteğin kaldırılması istemlerine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ...'nın adına kayıtlı 638, 395, 756, 682, 709 parsel sayılı taşınmazlarını satış göstermek sureti ile davalı oğlu adına temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların üzerindeki ipoteklerin fekkine ve payları oranında tapularının iptal edilerek adlarına tesciline, olmadığı takdirde şimdilik 20.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, murisin son iki yılını hasta ve yatalak olarak geçirdiği dönemde tüm bakım ve gözetiminin kendisi tarafından yapıldığını, ayrıca babasının borçlarını ödediğini,bu nedenle dava konusu taşınmazların kendisine satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan işlemin muvazaalı olduğu gerekçesi ile tapu iptali tescil talebinin kabulüne, ipoteğin kaldırılması talebinin dava dışı üçüncü kişilere yönelik olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...’nın 11.08.2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızları ..., davalı oğlu ...ile dava dışı eşi, çocukları ve torunlarının kaldığı, murisin adına kayıtlı 756 parsel sayılı taşınmazını 18.03.2002 tarihli, 638 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 18.10.2005 tarihli, yine 395, 682 ve 709 parsel sayılı taşınmazlarını 18.10.2005 tarihli resmi senetler ile satış yolu ile davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır. Somut olgular ve toplanan deliller itibari ile davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.