8. Ceza Dairesi 2023/2648 E. , 2024/10059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/8347 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2021 tarihli ve 2021/68652 Soruşturma, 2021/55172 Karar sayılı kararı ile hakkı olmayan yere tecavüz, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından şüpheli hakkında verilen
**8. Ceza Dairesi 2023/2648 E. , 2024/10059 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/8347 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2021 tarihli ve 2021/68652 Soruşturma, 2021/55172 Karar sayılı kararı ile hakkı olmayan yere tecavüz, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın, reddine ilişkin Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/8347 Değişik iş sayılı kararının kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/13463 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63092 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63092 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, müvekkilinin taşınmazı Adalet ...'dan kiraladığını, daha sonra şüpheli Arafat ...'un 28 Haziran 2021 tarihinde kendisine ihtar çektiğini, işbu ihtarnamenin kendisinin yakınına 02 Temmuz 2021 tarihinde ulaştığını, bu tarihte kendisi yurtdışında olduğundan şüphelinin kendisinin çalışanlarına ulaştığını ve evin artık kendisine ait olduğunu evi derhal boşaltmaları gerektiğini ve eğer gün içerisinde boşaltmazlarsa evin kapısını zorla kırarak içeri gireceğini söylediğini, bunun üzerine şüpheliye her ne kadar yeni ev sahibi kendisi olsa da evin kira kontratının devam ettiğini ve evi bu şekilde boşaltamayacağı bildirilse de tüm uyarılara uymadığını ve eve girdiğini, bu dönemde evin dekoru ve mobilyaları değişeceğinden bir takım eşyaların evden çıkartıldığı ancak yenilerinin henüz eve gelmediği aralığı fırsat bilerek şüphelinin kendisinin konut dokunulmazlığını ihlal ettiğini ve aynı zamanda eve çilingir yardımıyla girerek ve kapı kilidini de değiştirdiğini beyanla şüphelinin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediğini iddia ettiği somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında şüphelinin şikayete konu daireyi 28/06/2021 tarihinde satın aldığı ve müştekiye ihtar göndererek daireyi boşaltmasını istediği, şüphelinin suç tarihinde tamamen boş olan daireye mülkiyet hakkına dayanarak girdiği, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarının oluşmadığı, suç tarihinde dairenin boşaltılmış olduğu ve müşteki tarafından konut olarak kullanılmadığı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının da oluşmadığı, müşteki ile şüpheli arasındaki ihtilafın hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08/05/2019 tarihli ve 2017/865, 2019/6436 sayılı ilâmında da '... Katılanın kiracı olarak oturduğu evi satın aldıktan sonra evin kapı kilidinin göbeğini değiştirme ve konuttan yararlanmasını engellemek şeklindeki sanığın eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu…, yasaya aykırı...BOZULMASINA' şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154. maddesinde yer alan '(1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.' şeklindeki düzenlemeye nazaran, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun malik tarafından kiracıya karşı da işlenebileceği, somut olayda, tanık M.S.’ın 15/09/2021 tarihli kolluktaki beyanında yeni malik şüpheli ...’un çilingir marifetiyle eve girdiğini beyan ettiği, hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delillerin mevcut bulunduğu, bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma isteminin sadece hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden olduğu belirlenmekle; 1. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172. madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 2. Şikayetçi vekilinin dilekçesinde özetle, müvekkilinin kira sözleşmesi devam ederken yeni malik olan şüphelinin eve çilingir vasıtasıyla girerek kapı kilidini değiştirdiğini ve konut dokunulmazlığını ihlal ile hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediğini iddia ettiği somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında şüphelinin şikayete konu daireyi 28.06.2021 tarihinde satın aldığı ve müştekiye ihtar göndererek daireyi boşaltmasını istediği, şüphelinin suç tarihinde tamamen boş olan daireye mülkiyet hakkına dayanarak girdiği, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarının oluşmadığı, suç tarihinde dairenin boşaltılmış olduğu ve şikayetçi tarafından konut olarak kullanılmadığı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının da oluşmadığı, şikayetçi ile şüpheli arasındaki ihtilafın hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın, reddine Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/8347 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1. maddesi şöyledir; "(1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun malik tarafından kiracıya karşı da işlenebileceği somut olayda, tanık M.S.’ın 15.09.2021 tarihli kolluktaki beyanında yeni malik şüpheli ...’un çilingir marifetiyle eve girdiğini beyan ettiği, hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delillerin mevcut bulunduğu, bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçu yönünden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.12.2021 tarihli 2022/8347 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.