3. Hukuk Dairesi 2014/9880 E. , 2015/3015 K. "" MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2013 NUMARASI : 2011/369-2013/703 Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A …
**3. Hukuk Dairesi 2014/9880 E. , 2015/3015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2013 NUMARASI : 2011/369-2013/703 Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar ortak verdikleri dava dilekçelerinde; davalının, 08.12.1998 tarihli el yazılı vasiyetnamaye dayanarak, muris adına kayıtlı evin adına tescilini talep ettiğini, murisin davaya konu evi 27.06.2001 tarihinde satın aldığını, el yazılı vasiyetnamenin 08.12.1998 tarihli olduğunu, bunun, vasiyetnamenin üzerinde yazılı olan tarihten sonra düzenlendiğinin bir göstergesi olduğunu, diğer taraftan vasiyetnamede yalnızca; " Ben N. İ. , Mersin, ............ Mahallesinde ........ Sokak ve ........ numaralı kat: .....nolu adresteki evimi S.. E..'e bırakıyorum, bana bir şey olması halinde ev tapusunun S.. E..'e geçirilmesi için gereğinin yapılmasını istiyorum" dediğini, oysa murisin gerekçesiz bağışta bulunabilecek bir kişi olmadığını, en azından belgeye ölünceye kadar bakma ibaresini koyacağını, davalının dayandığı belgenin sonradan düzenlenmiş düzmece bir belge olduğunu, el yazılı vasiyetnamedeki imza ve yazının, murisin el yazısı olmadığını belirterek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı cevap dilekçesinde; davacıların murisi ile 18 yıl beraber yaşadığını, müşterek bir kızlarının bulunduğunu, çocuğunun babası olan murisin 30.05.2010 tarihinde trafik kazası sonucu öldüğünü, davaya konu el yazılı vasiyetnameyi murisin yazdığını, bu vasiyetnameyle kendisine muayyen mal bıraktığını, vasiyetnameye konu edilen dairenin tapuda muris adına kayıtlı olan ...... ada ..... parsel üzerindeki zemin katta bulunan .......nolu bağımsız bölüm olduğunu, muayyen mal vasiyetlerinde miras bırakılacak malın vasiyetnamenin yazılma anında murisinin mal varlığı içinde olmasının zorunlu olmadığını savunarak, davanın reddi ile vasiyetname gereği kendisine bırakılan gayrimenkulün adına tesciline karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece; davacıların, vasiyetnamenin iptali şartlarının mevcut olduğunu kanıtlayamadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, el yazılı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Ölüme bağlı bir tasarruf kanunda öngörülen şekillere uymadan yapılmışsa iptali istenilebilir. Somut olayda; el yazılı vasiyetname 1998 yılında düzenlenmiş, miras bırakan 2010 yılında ölmüştür. Öncelikli sorun, olaya 743 sayılı TKM hükümlerinin mi, yoksa 4721 sayılı TMK hükümlerinin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.