4. Hukuk Dairesi 2009/7467 E. , 2010/3899 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (kendisine asaleten, Nihan ve Neslihan'a velayaten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 01/11/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenil…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7467 E. , 2010/3899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... (kendisine asaleten, Nihan ve Neslihan'a velayaten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 01/11/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar ile davalılardan ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, depremle yıkılan binanın altında kalarak yaşamını yitiren desteğin ölümü ve ev eşyasının zarar görmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. 17/08/1999günü meydana deprem nedeniyle, davacıların kiracı olarak oturdukları bina tamamen yıkılarak enkaz haline gelmiştir. Davacılardan ...'in eşi, diğer davacının annesi ... yaşamını yitirmiştir. Davalılardan yüklenici ... ile diğer davalı projeyi çizen ve teknik uygulama sorumlusu olan ..., binanın yapımında kusurlu davrandıkları ve imar düzenlemelerine uygun davranmadıkları gerekçesiyle cezalandırılmışlardır. Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, olayda davalıların toplam kusur oranlarının % 40, deprem şiddetinin olayda % 40 oranda etkili olduğu; bazı raporlarda ise, davalılara aynı oranda kusur verilmekle birlikte % 50 kusur, önceden düşünülemeyen olgulara verilmiştir. Yerel mahkemece benimsenen destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporu davalıların % 40 kusur oranına göre hazırlanmış, deprem şiddetine verilen kusur oranı sorumluluk dışı tutulmuştur. Ölenlerin oturduğu binada, depremin şiddeti nedeniyle belirli bir oranda hasar meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu değerlendirilerek, belirlenen tazminattan Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince uygun bir tutarda indirim yapılması sadece bina ve eşya zararına ilişkindir. Aynı kuralın destekten yoksun kalma tazminatlarında da uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Depremin şiddetine verilen kusur oranındaki zarardan da davalıların sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, saptanan destekten yoksun kalma tazminatlarından, deprem şiddetine verilen kusur oranında indirim yapılmış olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi gereğince dayanışmalı (müteselsil) sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret nedeni ortak olan davalılar yararına tek avukatlık ücreti takdir edilir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin yukarıda açıklanan düzenlemesi gereğince, haklarındaki ret nedeni aynı olan dayanışmalı sorumlu davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. c)Davacılardan ..., dava açarken saklı tuttuğu fazlaya ilişkin maddi tazminat istemini 25/12/2008 günlü ıslah dilekçesi ile artırarak olay gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınmasını istemiştir. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece, davacılardan ...'in ıslah dilekçesi ile artırdığı tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesini istediği gözetilmeyerek, ıslah ile artırılan tutara, olay günü yerine ıslah gününden itibaren faiz yürütülmüş olması yanlış olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalılardan ...'in diğer temyiz itirazına gelince; Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın özelliği, faiz başlangıç günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, her bir davacı yararına takdir edilen 4.000,00'er TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan karar yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ... yararına BOZULMASINA; davacılar ile davalılardan ...'in öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 05/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.