Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Türkiye’de yaşayan yabancıların gözünden anlatan bir belgesel filmi çekmeye karar verdiğini, Yabancı adını verdiği ve tüm detaylarını kaleme aldığı, tamamen kendine özgü ve orijinal TV program formatını tasdik ettirdiği, noter onaylı TV program formatına uygun olarak da kendi imkanlarıyla belgesel filmi çektiğini, yapımcısı, yönetmeni ve senaristi müvekkili olan belgesel filmin yedi ayrı ödül alarak beğeni kazandığını, ... tarafından beğenilen bu belgesel film için müvekkilinin ...’e davet edildiğini ve aynı adla (Yabancı) hafta sonları ...’te yayınlanmaya başladığını, müvekkilinin her ne kadar program editörü olarak anılsa da gerçekte programın format sahibi, senaristi, ortak yönetmeni, yapımcısı, tüm kurgu işleyiş ve organisazyon sorumlusu olarak çalıştığını, müvekkillininden sonra ...’ün kendi çalışanları ile devam ettiği programlarda halen müvekkilline ait format/programın kullanılmakta ve aynı kurgu ve işleyiş ile ilerlediğini, zaman içerisinde ...’ün taahütlerini yerine getirmeyerek format ve eser sahibi müvekkilli ile her hangi bir telif sözleşmesi imzalamadığını, telif ödemesi de yapmadığını, daha da ileri giderek, programı aynı formatta kendi çalışanları ile çekeceğini düşünerek müvekkillini devre dışı bırakmaya çalıştığını ve programın 5. bölümü yayına girmeden müvekkillinin ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkillinin ayrılmasından dolayı sonraki ...’ün o hafta programı yayınlayamadığını fakat bir hafta ara verdikten sonra (23 Eylül 2018) aynı format ve özelliklerde sadece programa "Türkiye’deki" kelimesi ve "cılar" eki eklenerek 'Türkiye’deki Yabancılar" adıyla tekrar yayınlanmaya başladıklarını, müvekkillinin 24 Eylül 2018 tarihinde ihtarname gönderdiğini ancak karşı tarafın ihtara cevap vermeyip bahse konu programı izinsiz yayınlamaya devam ettiğini, bu kapsamda ... televizyonunda veya benzer mecralarda belgeselin aynı benzer veya farklı bir isimle, aynı veya benzer format, içerik, kurgu ile yayınlanmasının umuma iletilmesinin, çoğaltılmasının, ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasını, ... 2. FSHHM’nin 08.03.2018 tarihli ... D.İş sayılı kararıyla mahkemenin tedbir talebinin takdiren 25.000,00 TL teminat ile kabulüne karar verildiğini, karşı tarafça ‘...’ ya da ‘...’ adıyla yayınlanmaya devam eden programın durdurulmasını aynı/benzer veya farklı bir isimle aynı veya benzer formatta içerik ve kurgu ile yayınlanmasının, umuma iletilmesinin, çoğaltılmasının tedbiren durdurulmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Dava konusu edilen programın fikir ve sanat eseri kanunu kapsamında eser niteliğine haiz olmadığını, talep edenin dosya kapsamında sunduğu belgelerin hak sahibi olduğunun tespiti için yeterli olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin müvekkili şirkete zarara uğrattığını, müvekkilli şirketinin zararının her gün artmakta ve verilen teminat miktarı oluşacak zararın yanında düşük kaldığını, davacının iddia ettiği hakkın varlığını yargılama sonucunun belirleyeceğini bu nedenlerle mahkemenin 07/03/2019 tarihli karanının istinaf yolu ile incelenmesinin duruşmalı yapılmasını ve tedbir kararının kaldırılmasını bu taleplerinin kabul edilmemesinin halinde teminat miktarının yükseltilmesini talep etmiştir.