Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle sattığı ve teslim ettiği ürünler karşılığında davalı adına faturalar, cari hesap ekstresi, sevk irsaliyeleri düzenlediğini, taraflar arasındaki ilişki nedeniyle müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini fakat borçlunun basiretli bir tacir gibi davranmayıp fatura bedellerini ödemediğini, takipten sonra ve davadan önce yapılan kısmi ödemelerin TBK.md.100 hükümlerine göre öncelikle faiz ve diğer ferilerden mahsup edilmesi gerektiğini, borçlunun takibe itirazının tamamen kötü niyetli ve zaman kazanma amaçlı olduğunu diğer taraftan da takibe itiraz ettikten sonra müvekkiline -------- kredi kartı ile ödeme yaptığını, takip öncesi ------ tutarındaki işlemiş faiz taleplerini bu davaya konu etmediklerini, bakiye alacak olarak ------ taleplerinin olduğunu ve takibin bu miktar üzerinden iptal edilerek bakiye asıl alacağa son kısmi ödeme tarihi olan ---- tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davalı/borçlunun ------ dosyasına konu borca yaptığı itirazının ------bakiye asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, bu miktara kısmi ödeme tarihi olan ---------- tarihinden itibaren ticari/avans faizi uygulanmasına, bakiye asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.