10. Hukuk Dairesi 2011/18095 E. , 2013/14685 K. "" ... adına Av. ... ile 1-... Bşk. Adına Av. ... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... 14-... 15-... 16-... 17-...18-... 19-... 20-... 21-... 22-... arasındaki dava hakkında ... 1. As. Huk. (iş) Mahkemesinden verilen 19.04.2011 günlü ve 2006-103 / 2011-211 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-Ça…
**10. Hukuk Dairesi 2011/18095 E. , 2013/14685 K.** **"İçtihat Metni"** ... adına Av. ... ile 1-... Bşk. Adına Av. ... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... 14-... 15-... 16-... 17-...18-... 19-... 20-... 21-... 22-... arasındaki dava hakkında ... 1. As. Huk. (iş) Mahkemesinden verilen 19.04.2011 günlü ve 2006-103 / 2011-211 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-Çalışmaların geçtiği belirtilen taşınmazların uyuşmazlık konusu 01.07.1989 -04.02.2002 tarihleri arasındaki mülkiyet devirlerini de gösterir her bir tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden celbedilip, dosya içine konulduktan; 2-Mahkemece, site yönetiminin oluşup-oluşmadığı araştırılarak; Site yönetiminin oluştuğunun anlaşılması durumunda, davalılardan taşınmazları sitede olanlar yönünden gıyabi hüküm site yönetimine tebliğ edilerek; 3-Site yönetiminin oluşmadığının anlaşılması durumunda; a)Davalılardan ...’e gıyabi hükmün, “adreste bulunmama nedeni yazılmadan birlikte sakin olduğu belirtilen yengesine tebliği usulsüz olup; anılan davalıya usulünce; b)Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.