12. Ceza Dairesi 2020/5021 E. , 2023/2779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1317 E., 2015/910 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürür
**12. Ceza Dairesi 2020/5021 E. , 2023/2779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1317 E., 2015/910 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/1317 Esas, 2015/ 910 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85inci maddesinin birinci fıkrası , 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2020 tarihli ve 2016/82273 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; Sanığın asli ve tam kusurlu olduğuna, raporlar arasında çelişki bulunduğuna, ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kusuru bulunmadığına, cezanın fazla olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.''...Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Aydın-Muğla karayolu üzerinde Muğla istikametine doğru seyrettiği bir sırada saat 21:30 civarında Anemon Otelin ön tarafında bulunan yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan mütevefaya çarptığı ve ölümüne sebebiyet verdiği, dosyaya celbedilen cep telefonuna ilişkin iletişimin tespiti tutanaklarına göre olay saatinde mütevefanın herhangi bir telefon görüşmesinin bulunmadığı, dolayısıyla yaya geçidinden geçtiği sırada telefon görüşmesi yapmadığı, yine müteveffanın çok az düzeyde alkollü olduğu ...'' olayda; mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu, ölenin tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Katılan sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 3. Sanık kusuru bulunmadığını beyan etmiştir. 4. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22/06/2014 tarihli ölü muayene ve otopsi zaptında; mütevefanın kesin ölüm sebebinin trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa ve künt batın travması sonucunda meydana gelen vücut boşlukları içine kanama ve organ fonksiyon bozukluğu olduğu bildirilmiştir. 5. 21/06/2014 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre olayın meydana gelmesinde ... plaka sayılı ... sürücüsü ...'un 2918 sy.nın 74 md düzenlenen görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken araçlarını yavaşlatmamak ve ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği, yaya ...'ın ise olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. 6. Mahallinde yapılan keşifte bilirkişi ...'ndan alınan 07/05/2015 tarihli raporda; olayın meydana gelmesinde sanığın 2918 sayılı Kanunun 47/c ve 74 md.lerinde düzenlenen sevk ve idaresindeki otomobil ile trafik işaret levhası ile belirlenmiş yaya geçidine yaklaşmakta iken aracını yavaşlatmak ve dikkatini bu geçitten geçmek üzere olan yayaya yöneltmesi gerekirken gerekli tedbiri almayarak hızını düşürmediği ve yayanın geçişine gerekli dikkati vermediği için asli kusurlu olduğu, mütevefanın ise 2918 sy.nın 68/b-3 maddesinde düzenlenen yaya geçidinden geçiş yaptığı sırada seyir halinde yaklaşan araçların varlığına ve tehlikesine dikkat etmesi gerekirken yola gereken dikkati vermeyerek geçişini tamamlamaya çalışması nedeniyle tali kusurlu olduğu bildirilmiştir. 7. ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 08/09/2015 tarih ve 8713 sayılı raporda; ''...Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline gelmeden evvel, mahal yaklaşımında bulunan yaya geçidi levhasını dikkate alarak, yaya geçidini "yaya trafiği itibariyle" gerektiği şekilde kontrol etmesi adına hızını asgari hadde düşürerek mahale yaklaşması yaya geçidini gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra seyrini sürdürerek yaya geçidinden geçmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, seyir yönüne göre sağ taraftan "yaya geçidini takiben" sol tarafa geçmek üzere yola giren ve geçişini tamamlamak üzere olan ilk geçiş hakkına sahip yayayı far ışığı altındaki görüş alanını gerektiği şekilde kontrol etmemesi nedeniyle geç fark ederek aldığı tedbirde etkisiz kalarak yaya çarpmış olmakla asli derecede kusurlu olduğu, Müteveffiye yaya, tek yönlü ... trafiğine açık Muğla bulvarında, anemon oteli önündeki yaya geçidinden karşı tarafa geçmek üzere yola girmeden evvel; her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de, can güvenliği adına sol taraftan gelebilecek ... trafiğini gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra kaplamaya girerek ivedilikle yolu enine kat edip geçişini tamamlayacağı yerde, sol taraftan gelen vasıtaya rağmen kaplamaya girmiş bu tavrı ile korunma tedbiri alamadığı vasıtanın sadmesine maruz kalmış olmakla tali derecede kusurlu'' olduğu kanaati bildirilmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkemenin oluş ve kabule ilişkin uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. 1. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; Keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak 1 kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık Müdafiinin temyiz istemi yönünden; Yukarıda açıklanan nedenlerle kusur tespiti ve belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik görülmemiş, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz istemi yönünden ise; hükmolunan ceza miktarı bakımından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin, ceza miktarı ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş ise de Mahkemesince ''Sanığın yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermemesi ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre sanık hakkında TCK.nun 50/4 ve 50/1-a maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına'' şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sair nedenler yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/1317 Esas, 2015/ 910 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.