4. Hukuk Dairesi 2011/11599 E. , 2012/14853 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ve davacılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi t…
**4. Hukuk Dairesi 2011/11599 E. , 2012/14853 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ve davacılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirketin Konyaaltı Koleji Özel ... İlköğertim Okulu adı altında İlköğretim düzeyi eğitim faaliyeti yaptığını, müvekkili Müzeyyen'in okulun kurucusu, müvekkili Mete'nin okulun Müdürü ayrıca her ikisinin de aynı zamanda okulun öğretmeni olduğunu, davalının ise müvekkili okuldaki bir öğrencinin velisi olduğunu, davalı hakkında hizmet bedeli olan senetlerin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının, icra dosyasına okula olan borcunu ödemek zorunda kaldıktan sonra diğer velileri etkilemek ve okula zarar vermek için harekete geçtiğini, en son olarak internetteki blog sayfasından müvekkili okul ve kurucuları hakkında yazılar yazmaya başladığını, sözü edilen yazıların, müvekkilleri yönünden hakaret içeren küçük düşürücü kişilik haklarına zarar veren içerikte olduğunu belirterek, manevi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili, yazı içeriklerinin tamamen gerçekleri yansıttığını, tazminat hakkı doğmayacağını, kişilerin hizmet aldıkları çeşitli kurumlarla ilgili olumlu olumsuz düşüncelerini internet ortamında samimiyetle paylaştıklarını, hatta şikayet platformları oluşturulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafından yazılanların muhatapları olan okul ve idarecilerin dışında kişilerin de görebileceği internet ortamında yazılmış olduğu, davalının yazılanları kişilik haklarına saldırı oluşturur biçimde üçüncü kişilerle paylaştığı, olumlu eleştiri maksadını aştığı, davalının basın mensubu olmadığı, basına anayasal görevi gereği tanınan haklardan yararlanamayacağı gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu yazılarda; "okul müdürü Sayın ... ve Müzeyyen hanım ile yapmış olduğumuz toplantıda tek bir cümlenin dahi sonunu getiremediği, konuşulabilen hemen hiçbir somut sorun bulunmadığı, nedeninin ise açık olduğu çünkü karşısında bulunan idarecilerin velileri dinlemekle velilerin sorunlarını algılamak suretiyle bu sorunlara çözüm önerilerini sunmak gibi bir dertleri bulunmadığı, yeri geldiğinde karşısındaki veliyi sindirme odaklı bir saldırı davranışın söz konusu olduğu, kullanılan vücut dilinin bile diyalogu daha başlamadan bitiren tarza sahip olduğu, iletişimsizlik sorununa bir tanı koymak gerekirse bunun adına ancak amatörlük denebileceği, ayrıca velilerle diyalog geliştirme çabasına girişmeyen okul idaresine buradan seslenmeye devam edeceği, temennisinin bir özel kolejde ilişkilerin hangi zeminler üzerinde yürütülmesi gerektiğine dair bir takım fikirlerin ortaya çıkması olduğu,okulun yönetim kadrosunda başlayan bir amatörlüğün atılan her adımın sonrasında adeta sırıtır hale geldiği,.... " belirtilmiştir. Davaya konu yazılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, çocuğunu okuttuğu okuldan beklentileri karşılanmayan bir velinin şikayetlerinin dile getirildiği ve eleştiri mahiyetinde olduğu, kişilik haklarına saldırı oluşturulabilecek bir yoruma yer verilmediği sonucuna varılmaktadır. Şu durumda, çatışan yararlar dengesinin davacılar yararına bozulmadığı, davalı yönünden de hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğu ve böylece davacıların kişilik haklarının saldırıya uğramadığı benimsenmelidir. Mahkemece, istemin tümden reddedilmesi gerektiği gözetilmeyerek yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.