Ceza Genel Kurulu 2016/243 E. , 2016/293 K. "" Mahkemesi : ... Asliye Ceza Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile; “Sanık hakkında 2002 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla başlatılan vergi incelemesine esas olmak üzere, anılan takvim yılına…
**Ceza Genel Kurulu 2016/243 E. , 2016/293 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... Asliye Ceza Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile; “Sanık hakkında 2002 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla başlatılan vergi incelemesine esas olmak üzere, anılan takvim yılına ait tüm defter ve belgelerini 15 günlük yasal süre içerisinde ibraz etmesi için usulüne uygun şekilde düzenlenen defter belge isteme yazısının 01.10.2007 günü işyeri adresinde bizzat sanığa tebliğ edildiği, sanığın 2002 takvim yılına ait diğer tüm belgeleri süresinde vergi dairesine ibraz etmesine rağmen yasal defterine kaydettiği belirlenen 1 adet tarih ve sayısı belli olmayan 5.500 TL tutarlı faturanın kaybolduğundan bahisle incelemeye ibraz edilmediği somut olayda, kayıp iddiasıyla anılan faturayı incelemeye ibraz edemediğini savunan sanığın işyerinde vergi incelemesi yapılması zorunluluğu bulunmadığı, 213 sayılı Kanunun 139/2. maddesindeki istisnai şartların varlığının kabulü gerekeceği, sanığa yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu ve sübuta erdiği cihetle mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç kastıyla hareket etmediğinden bahisle yazılı şekilde sanığın beraatine hükmolunması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. ... Asliye Ceza Mahkemesi ise ... gün ve ... sayı ile; " 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4008 Sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik 344. maddesinin 2. fıkrasında (6) bent halinde sayılan nedenlerin varlığı durumunda 'kastın varlığının kabul edileceği' hükme bağlanmış ve 2. fıkranın 6. bendinde vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir) hükmünün yer alması nedeniyle, uygulamada defter ve belgelerin veya bir kısmının incelemeye sunulmaması durumunda, suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu, yükümlünün ceza sorumluluğunun ancak ve ancak aynı Yasanın 13. maddesinde düzenlenen mucbir sebeplerin varlığı durumunda söz konusu olmayacağı kabul edilmiş isede, bu kabüle katılmak olanaksızdır. Çünkü ; 1- Kastın varlığının kabul edileceğine ilişkin bu hüküm 4369 SY ile kaldırılmıştır ve sonrasında da kast karinesine yer veren bir düzenleme yapılmamıştır. 2- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesi 'Bu Kanunun genel hükümleri, özel Ceza Kanunları ve ceza içeren Kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır' hükmünü koymuş, Genel hükümler arasında yer alan 21. maddenin 1. fıkrasında ise 'Suçun oluşması kasdın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştiril- mesidir' hükmüne yer verilmiştir.