Başvuru, yanlış tıbbi müdahaleden dolayı felç kalma nedeniyle açılan davalarda hükmedilen tazminatın idarece ödenmemesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlali iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yanlış tıbbi müdahaleden dolayı felç kalma nedeniyle açılan davalarda hükmedilen tazminatın idarece ödenmemesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlali iddialarına ilişkindir. Başvurular, 15/4/2013 tarihinde Van İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvuruların Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek eksikliklerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Komisyon tarafından 26/7/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 19/12/2013 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına, başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Bakanlığa başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın 15/1/2014 ve 4/4/2014 tarihli görüşlerine karşı, başvurucular herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. 17/5/2015 tarihinde 2013/2628 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle 2013/2627 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2013/2627 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile kamu kurumlarından elde edilen bilgiler ışığında tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, 2005 yılında “kifoskolyos” şikâyeti ile başvurdukları Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavileri amacıyla yapılan ameliyatlar neticesinde felç kalmışlar, oluşan zararın giderilmesi amacıyla 28/9/2006 tarihinde Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünden (Rektörlük) maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Rektörlüğün 28/09/2006 tarihli başvuruya cevap vermemek suretiyle reddi üzerine başvurucular, 11/1/2007 tarihinde Erzurum İdare Mahkemesinde idare aleyhine ayrı ayrı tam yargı davası açmışlar, yasal faizi ile birlikte lehlerine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir. Erzurum İdare Mahkemesi, 30/9/2011 tarihli ve E.2007/53, K.2011/1256 sayılı kararı ile başvurucu Ramazan Kılıç’ın %100 oranında, meslekte kazanma gücünden yoksun kaldığını ve olayda İdarenin %100 oranında hizmet kusuru bulunduğunu belirtmiş; davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve başvurucu lehine 968,50 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 28/9/2006’dan itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Erzurum İdare Mahkemesi, başvurucu Nurcan Fırat yönünden yaptığı yargılama sonucunda ise başvurucunun %100 oranında meslekte kazanma gücünden yoksun kaldığını ve olayda idarenin %100 oranında hizmet kusuru bulunduğunu belirtmiş; 30/9/2011 tarihli ve E.2007/54, K.2011/1257 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, başvurucu lehine 138,21 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 28/9/2006’dan itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Erzurum İdare Mahkemesinin kararları üzerine 1/11/2011 tarihinde başvurucu Ramazan Kılıç Van İcra Müdürlüğünün 2011/11554–11556–11558 dosya numaralarında, başvurucu Nurcan Fırat da aynı icra müdürlüğünün 2011/11555–11557–11559 dosya numaralarında maddi tazminat, manevi tazminat ve vekâlet ücretleri yönünden ayrı ayrı ilamlı icra takibi başlatmıştır. Başlatılan icra takipleri üzerine Rektörlük, 9/12/2011 tarihinde 2011/11556 ve 2011/11557 numaralı icra dosyalarına ayrı ayrı 000 TL ödeme yapmış ayrıca 14/11/2011 tarihli yazısı ile Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne başvurarak ilgili takip dosya borçlarının ödenebilmesi için ödenek talebinde bulunmuştur. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Rektörlüğe gönderdiği 30/12/2011 tarihli cevap yazısı ile söz konusu ödemelerin -sorumlulara rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla- Rektörlüğün döner sermaye bütçesinden karşılanması gerektiğinin düşünüldüğünü belirtmiştir. Bununla birlikte İdare Mahkemesi kararları davalı idarece temyiz edilmiş, Danıştay Dairesi 28/3/2012 tarihli E.2011/11311, K.2012/1213 ve E.2011/11312, K.2012/1212 sayılı ilamları ile kararları onamıştır. Karar düzeltme istemleri de 26/12/2012 tarihli E.2012/4714, K.2012/6965 ve E.2012/4715, K.2012/6964 sayılı ilamlar ile reddedilmiştir. Van İcra Müdürlüğünce, ilgili dosya alacaklarının tahsili için Rektörlüğe çeşitli tarihlerde gönderilen yazılara cevaben Rektörlük, dosya borçlarına ilişkin olarak ödenek temin etme çalışmalarının devam ettiği, Maliye Bakanlığından ödenek talep edildiği ancak henüz sonuç alınamadığı açıklamalarında bulunmuştur. Başvurucular, alacaklarını tahsil edememeleri üzerine Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına, Rektör ve yardımcıları hakkında görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuşlar, Savcılık yaptığı değerlendirme sonucu 18/6/2012 tarihinde S.2012/3081, K.2012/4223 sayılı kararı ile ilgililer hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Savcılık kararının kaldırılması için Oltu Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz da Mahkemenin, 25/7/2012 tarihli ve 2012/437 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucular Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundukları 15/4/2013 tarihi itibarıyla hâlen alacaklarının tamamını tahsil edemediklerini, ilgili icra dosyalarına düşük miktarlarda ödemelerin yapıldığını ifade etmişlerdir. Ancak başvurucular, Anayasa Mahkemesine sundukları 3/8/2015 tarihli dilekçe ile borçlu idarenin 24/7/2013 tarihinde yaptığı ödemeler neticesinde alacaklarını tahsil edebildiklerini bununla birlikte şikâyetlerine devam ettiklerini belirtmişler; ihlalin tespit edilmesini ve tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun “Kararların sonuçları:” kenar başlıklı maddesinin ve fıkraları şöyledir:“ Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, ancak disiplin hükümleri saklıdır. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur” 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması:” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. …” 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar:” kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, …”