7. Ceza Dairesi 2021/29309 E. , 2022/4853 K. "" 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'un anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 820,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair DENİZLİ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2018 tarihli ve 2016/65 Esas, 2018/124 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28/07/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava…
**7. Ceza Dairesi 2021/29309 E. , 2022/4853 K.** **"İçtihat Metni"** 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'un anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 820,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair DENİZLİ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2018 tarihli ve 2016/65 Esas, 2018/124 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28/07/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2021 tarihli ve KYB. 2021-97343 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkûr ihbarnamede; Sanığın üzerine atılı 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi göndermesiyle 63/10. maddesine aykırılık suçunun alt ve üst sınırı itibariyle sadece adli para cezasını gerektiren suçlardan olması karşısında, sanığa gönderilecek ve içerisinde iddianamenin yer aldığı duruşma davetiyesi üzerinde "gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edileceği" ihtaratı yazılı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmesi şartıyla sanığın yokluğunda da duruşmaya devam edilmesi gerektiği, ancak uyuşmazlığa konu somut ceza dava dosyasında, üzerinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesinde yazılı ihtarat bulunan ve içinde iddianamenin de yer aldığı duruşma günü davetiyesinin, usulünce sanığa tebliğ edilmediği, böylelikle sanığın savunma hakkının ihlal edildiğinin anlaşılması karşısında, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de; Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/03/2016 tarihli ve 2014/21037 Esas, 2016/1833 Karar sayılı ilâmında yer alan, "... Sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak hat çıkartan kişinin ... Tatlılıoğlu olup olmadığı konusunda gerekli araştırma yapmayarak abonelik sözleşmesi yaptığından bahisle özel belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği gerekçesi ile hakkında açılan kamu davasında, aşamalardaki savunmalarında suçlamayı red etmesi, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 16.07.2012 tarihli raporunda sözleşme altındaki imzaların katılana ait olmadığının tespit edilmesine rağmen; sözleşme ile ekindeki nüfus cüzdan fotokopisi üzerindeki yazı ve rakamlar ile sözleşmedeki katılana atfen bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğu hususunda bir araştırma yapılmadan kararın verilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; suça konu sözleşme ile ekindeki belge üzerindeki yazı ve rakamlar ile sözleşmedeki katılana atfen bulunan imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması..." şeklindeki açıklamalar karşısında,