Ceza Genel Kurulu 2015/208 E. , 2019/666 K. "" Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 242-159 Sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Dikili Sulh Ceza Mahkemesince 16.11.2009 tarih ve 233-234 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Dikili Asliye Ceza Mahkemesince 17.05.2011 tarih ve 242-159 sayı ile sanığın ber…
**Ceza Genel Kurulu 2015/208 E. , 2019/666 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 242-159 Sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Dikili Sulh Ceza Mahkemesince 16.11.2009 tarih ve 233-234 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Dikili Asliye Ceza Mahkemesince 17.05.2011 tarih ve 242-159 sayı ile sanığın beraatine karar verilmiştir. Hükmün katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesince 11.09.2014 tarih ve 15513-9800 sayı ile; "Mağdurenin özde tutarlı anlatımları, taraflar arasında iftira atılmasını gerektirir aktif bir husumetin bulunmaması, mağdurenin ağabeyinin olayı öğrenmesinin akabinde sanığı darp etmesi üzerine başlatılan soruşturmada, sanığın çalışanı olan mağdureye farklı zamanlarda birden fazla kez 'Canım, cicim, benimle yat, oturmak istiyorsan gel kucağıma otur' şeklinde sözler söyleyerek mağdurenin bacaklarına ve göğüslerine dokunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarını oluşturduğu gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.11.2014 tarih ve 282484 sayı ile; "İtirazlarımız sanık ...'nın eylemlerinin iki ayrı suç mu yoksa teselsül eden tek suç mu oluştuğuna ilişkindir. 5237 sayılı TCK'nın 'Zincirleme Suç' başlığını taşıyan 43. maddesinin birinci fıkrası 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır...' şeklindedir. Bu fıkrada yazılı zincirleme suç koşullarının gerçekleşmesi için öncelikle bir suç işleme kararının bulunması ve suçun aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden çok işlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla öncelikli koşul birden fazla suçun mevcut olmasıdır. Diğer bir deyişle her biri ayrı ayrı suç teşkil eden birden fazla eylemin bulunması zorunludur. İkinci olarak da aynı mağdura karşı, farklı zamanlarda, aynı suçun işlenmesi gerekir. Aynı zamanda işlenirse zincirleme suçtan değil, tek suçtan sözedilebilir. Suçlar arasında araya zaman aralığı girmediği sürece, aynı mağdura karşı zincirleme suçtan sözedilemez. Ancak kanundaki 'değişik zaman' kavramının ne anlama geldiği üzerinde durulmalıdır.