T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1326 - 2025/1599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1326 KARAR NO : 2025/1599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/09/2024 NUMARASI : 2023/373 Esas - 2024/479 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/12/2025 Mahalli mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1326 - 2025/1599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1326 KARAR NO : 2025/1599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/09/2024 NUMARASI : 2023/373 Esas - 2024/479 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 05/12/2019 tarihinde davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Aziz Işık Bulvarı üzerinden Atatürk Bulvarı üzerine seyir halinde iken, Körfez Tramvay durağı ışıklarına geldiği esnada İsmet İnönü Bulvarı üzerinde aracının sağ ön kısımları ile davacı müvekkili ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, sürekli bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve sair belgelerdeki aleyhe tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, müvekkilinin kaza nedeniyle kısmi felç kaldığını, müvekkilinin mevcut durumu itibariyle felçli halde olduğunu, günlük temel ihtiyaçlarını dahi tek başına yerine getiremez ve öz bakımını karşılayamaz hale geldiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/530 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılama yapıldığını ve neticesinde 2023/31 K. sayılı 12/01/2023 tarihli karar ile ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın mezkur kazanın meydana gelişinde kusurlu olduğu tespit edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı ...'ın yargılama konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ruhsat sahibi/işleteni olduğunu, müvekkilinin yargılama konusu trafik kazası sonucu uğramış olduğu sürekli iş göremezlik ile sürekli bakıcı gideri kapsamında maddi ve manevi zararların tazmininden sorumlu olduklarını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli 4201900104096 sayılı Kasko Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.’nin teminatı kapsamında olduğunu, ZMMS poliçe limitini aşan sürekli iş göremezlik zararlarının tazmininden diğer davalılar ile birlikte kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ve HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen talebi artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 10.000,00-TL maddi tazminatın, trafik kazasının meydana geldiği 05.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş., ... ve ... olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, sürekli bakıcı ihtiyacından kaynaklı 10.000,00TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın 05/12/2019 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 17/07/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, sürekli iş görmezlik tazminat talebini davalılar ... ve ... yönünden 5.185.669,84 TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 5.138.238,79 TL olmak üzere toplam talebini 10.323.908, 63 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirkete 19/03/2019-19/03/2020 tarihleri arasında 4201900104096 geçerli numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni ve maddi zararlar halinde azami 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, aracın ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu ... Sigorta A.Ş.’nin teminatı tüketilmeden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, sıralı sorumluluk ilkesi gereği davacıların maddi zararlarının ilk önce zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden karşılanmasının gerektiğini, davacı ile ... Sigorta A.Ş. arasında düzenlenen “Makbuz, İbraname ve Feragatname” isimli belge ile davacıya asıl alacak 375.000,00 TL olmak üzere 428.740,67 TL ödeme yapıldığını, dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğunu, ödemeye rağmen 15.000,00 TL bakiye teminatı bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, kaldı ki davacının yeterli ehliyetinin bulunmadığını, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere davacının kask, koruyucu tertibat takmadığının sabit olduğunu, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davaya cevap vermemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 05.12.2019 tarihinde davalı ...’ın kullandığı, diğer davalı ... ait, davalı sigorta şirketi nezdinde Genişletilmiş Kasko Poliçesi/İMMS Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın %50 kusuru ile gerçekleştirdiği kazada, davacının %81 oranında engelli hale geldiği, bu nedenle sürekli bir başkasının bakımına muhtaç olduğu, hesap bilirkişisince yapılan hesaplamada, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle 5.185.669,84 TL ve yaşam boyu bakıcı ihtiyacı nedeniyle 5.138.238,79 TL olmak üzere toplam 10.323.908,63 bakiye maddi zararının meydana geldiği, sigorta şirketinin İMMS poliçesinde kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri yönünden sigorta teminat limitinin 200.000,00 TL sınırlı ve sıralı sorumlu olduğu, ZMMS poliçesi limitlerinin zararı karşılamadığı, bakiye zararın da İMM sigorta teminat limitini aştığı, davacının sigorta şirketlerinden aldığı ödemeler ile sigorta şirketleri aleyhindeki davalarından feragat ettiği, her halükarda davacının zararının poliçe limitlerinin çok üzerinde olduğu, bu nedenle hesap edilen bakiye tazminatların, aracın özel araç olduğu da nazara alınarak, davalı sürücü ve malikten/işletenden kaza tarihinde itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, kaza nedeniyle davacı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle; "Davalı sigorta şirketi aleyhinde açılan maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... aleyhindeki maddi tazminat istemli davanın kabulü ile, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararı için 5.185.669, 84 TL ile sürekli bakıcı gideri zararı için 5.138.238,79TL olmak üzere toplam 10.323. 908, 63 TL'nin kaza tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ... ve ... aleyhindeki manevi tazminat istemli davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemde fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat hesabında kullanılan aylık/yıllık gelir, asgari ücret tutarı, yaşam tablosu, bakiye ömür, hesap yöntemi, maluliyet oranı, kusur oranı vb. verilerde meydana gelmiş/gelecek artış ve lehe değişiklikler yönünden fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak tazminat hesabındaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, hesaplanan tazminat tutarlarının eksik olduğunu, müvekkilinin uğradığı sürekli iş göremezlik zararı ile sürekli bakıcı gideri zararının daha fazla olduğunu, 24 yaşında %81 oranında sürekli engelli hale gelen müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu, manevi tazminat talebinin tümü ile kabulü gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı sigorta şirketi hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan maddi tazminat talepli davanın kabulüne, manevi tazminat talepli davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 05/12/2019 günü davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki diğer davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı otomobil ile Aziz Işık Bulvarını takiben Atatürk Bulvarı istikametine doğru seyir halinde iken, İnönü Bulvarı kesişimi trafik sinyalizasyon kontrollü Körfez Tramvay hemzemin geçitten kavşak sistemine geldiğinde, kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta duraklayıp tramvayın geçişinden sonra kırmızı ışıkta kavşağa girdiği sırada, sağ yanında İnönü bulvarı istikametinden gelen davacı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki motosikletin aracına çarpmasıyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve söz konusu yaralanma nedeniyle süreklli iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Dava konusu olay nedeniyle Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesine açılıp, 2021/530 Esas sayılı dosya üzerinden görülen kamu davasının yapılan yargılaması sırasında alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın da asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, mahkemece sanık ...’ın olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek TCK’nın 89/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusuru durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının %50, davalının ise %50 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, belirlenen kusur oranı kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile tespit edilen maddi olguya, kaza tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya kapsamında mevcut Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin tüm vücut engel oranının %81 olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu mütalaa edilmiştir. Davacının eldeki davayı açmadan önce, 21/09/2021 tarihli dilekçe ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/552 Esas sayılı dosyası üzerinden kazaya karışan davalılara ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş. aleyhinde sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararlarının ödetilmesi istemiyle dava açtığı, davacı vekilinin yargılama devam ederken 320.000 TL asıl alacak, 21.400 TL işlemiş faiz ve 23.528 TL yargılama gideri, vekalet ücreti KDV tevfkifatı ve stopaj olmak üzere toplam 364.928 TL ödeme karşılığında 26/01/2022 tarihli ibraname ile dava dışı ... sigorta A.Ş.’yi ibra edip davadan feragat etmesi nedeniyle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, yine ayrıca dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından 21/05/2020 tarihinde davacıya 33.682,93 TL daimi iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu kaza nedeniyle davacının sürekli bakıcı gideri tazminatının ödenmesi amacıyla dava dışı ... Sigorta A.Ş. hakkında sigorta hakem heyetine yaptığı başvuru neticesinde 390.000TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 10/11/2021 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile tahsiline karar verildiği, karara yapılan itirazın ise reddedildiği anlaşılmıştır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde de ibra ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmiş olup, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir. Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir. Somut olayda davacıya daha önce dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından bir kısım ödemeler yapılmakla beraber artan/karşılanmayan zararının tahsili için KTK’nın 111. maddesindeki iki yıllık süre içerisinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazadan kaynaklı davacının sürekli maluliyet tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı tutarlarının hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. Hükme esas alınan raporda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, davacının Üniversiteden 20/06/2021 tarihinde mezun olacağı, akabinde askerlik ve iş arama dönemi olacağı, 30/06/2021 tarihi itibariyle üretici konuma geçeceği, TMMOB Meslek Odası tarafından bildirilen emsal brüt gelirlere göre asgari ücretin 1,7408108 katı gelir elde edeceği, 60 yaş hitamında ise (04/05/2025) net asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek ve davacıya yapılan ödemeler de değerlendirilerek hesaplama yapılmasında ve alınan rapor uyarınca davacının maddi zararlarının tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre, değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın meydana geldiği yer ve zaman, tarafların kusur durumu, kazanın gerçekleşme biçimi ve sonuçları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın da karşılanmasını amaç edinmediği yönündeki ilkeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun bir miktar olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 427,60 harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK’nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.