9. Ceza Dairesi 2022/10227 E. , 2023/3069 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde oldu…
**9. Ceza Dairesi 2022/10227 E. , 2023/3069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/16 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ile konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis; 116 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/2112 Esas, 2019/829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin İstinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2020/1200 Esas, 2021/755 Karar sayılı ilâmıyla; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesine göre kesin olduğundan temyiz isteminin reddi ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; ''...İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek olay tarihi itibariyle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, işlenen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ayrıntılı rapor alınmasından ve sanık hakkında aynı mağdureye karşı 2011 ile 2017 yılları arasında gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı eylemlerinden dolayı yapılan suç duyurusu üzerine açılan davanın Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/164 Esasında kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu dava dosyasının mevcut bağlantı nedeniyle iş bu dosya ile birleştirilmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması...'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/62 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan, sanığın 05.01.2017 tarihli eylemi yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ile 2011 tarihli eylemleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.06.2022 tarihli ve 9-2022/85964 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, sanığın mağdurenin ruhsal durumunu bilmediğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi 2017 yılında işlenen suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmamış olmasına, her iki fiil yönünden de temel ceza belirlenirken alt sınırdan cezalandırma yoluna gidilmesine, takdiri indirim hükmünün uygulanmasına, vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi 2017 yılından işlenen suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi hükümlerinin uygulanmamış olmasına, alt sınırdan takdiri indirim uygulanarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozmadan Sonra İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonucunda Mahkemece; "Katılanın önceden bir evlilik yaptığı ve eşinden boşandığı, eşinden boşandıktan sonra abisi ve vasisi olan ... \*\*\*\*\*'in yanında yaşamaya başladığı, sanığın katılanın amcaoğlu olduğu ayrıca abisinin kaynı olduğu; 05/01/2017 tarihinde evde mağdureden başka kimsenin olmadığı bir zamanda gündüz vaktinde mağdurenin uzaktan akrabası olan sanık ...'ın evin kapısından içeriye girdiği, sanığın eve girdiği esnada mağdurenin evin salonunda oturur vaziyette olduğu, sanığın doğrudan mağdurenin üzerine gelerek elleriyle mağdurenin vücuduna okşamaya başladığı, mağdurenin 'dur yapma' diyerek sanığı engellemeye çalıştığı fakat başarılı olamadığı, akabinde sanığın mağdureyi yatak otadısına götürerek zorla mağdurenin eteğini kaldırıp kilotunu çıkararak cinsel organını mağdurenin cinsel organına soktuğu, sanığın eyleminin yaklaşık iki saat kadar devam ettiği, eylem esnasında sanığın üç kez mağdurenin cinsel organına boşaldığı, daha sonra sanığın evden ayrıldığı, mağdurenin korktuğu için olayı 04.08.2017 tarihine kadar şikayet konusu yapmadığı, 03.08.2017 tarihinde tedavi amacıyla Iğdır Devlet Hastanesine giden mağdurenin burada 7 aylık hamile olduğunu öğrendiği ve bunun üzerine şikayetçi olduğu, şikayet tarihinden 2 ay kadar sonra mağdurenin ikiz bebek dünyaya getirdiği anlaşılmış ve ayrıca her ne kadar sanık mahkememizdeki savunmasında katılanın ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğuna dair sağlık kurulu raporu olduğundan haberi olmadığını savunmuş ise de; sanık ile katılanın akraba olması, dolayısıyla sanığın katılandaki bu durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ayrıca tanık beyanları dikkate alındığında sanığın katılandaki bu durumu bildiği sonuç ve kanaatine varılmış. Bozma kararı doğrultusunda asıl mahkeme dosyası ile Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/164 Esas ve 2021/122 Karar sayılı dosyası arasındaki fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeni ile birleştirilme karar verilmiş ve İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan istenilen rapor düzenlenmiş olup raporda; katılan hakkında psikotik bozukluk tespit edildiği, kendisinde tespit edilen bu akıl hastalığının mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve bu fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, dolayısıyla; katılanın 2011-2017 yılları arasında mağduru bulunduğu olayda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, durumunun hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, beyanlarına kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde ana hatlarıyla itibar edilebileceği şeklinde karar verildiği görülmüştür. Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 18.10.2017 tarihli rapor içeriğine göre mağdurenin dünyaya getirdiği ikiz bebeklerin %99,99 ihtimalle biyolojik babalarının sanık ... olduğunun tespit edildiği, mağdur hakkında alınan devlet hastanesi raporuna göre herhangi bir darp, cebir izine rastlanılmadığının belirtildiği, görülmüştür. Mahkemece sanığın ikrar içeren savunması ve mağdure beyanları birlikte değerlendirilerek, sanığın 2011 yılında askerlik yaptığı dönemde izine geldiği sırada katılana karşı birden fazla kez cinsel saldırıda bulunduğu, akabinde askerlik görevine geri döndüğü ve ardından evlendiği tekrar 05/01/2017 yılındaki cinsel saldırı eylemine kadar herhangi bir eylemde bulunmadığı, 2017 yılındaki eyleminin ise birden fazla gerçekleştirilip gerçekleştirmediğinin tespit edilmediğinden tek bir eylem olarak kabul edildiği, sanığın eylemleri arasındaki zaman göz önünde bulundurulduğunda 2011 ve 2017 yılları arasındaki eylemleri arasında sanığın suç işleme kastının yenilendiği, bağımsız suç kabul edilmesi gerektiği ve 2017 yılındaki cinsel saldırı suçundan da ayrıca cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın eylemlerini 2011 yılından 2017 yılına kadar mecburi ayrılıklar dışında devam ettirdiği ve mağdurenin yakınında olduğu sürece iradesinin kesintiye uğramadığı gözetildiğinde, mevcut haliyle sanığın araya herhangi bir hukuki veya fiili kesinti girmeksizin eylemlerini aynı kast altında değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirdiği nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken farklı tarihlerdeki eylemlerin her biri müstakil suç kabul edilerek ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/62 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazıları yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.