21. Ceza Dairesi 2016/887 E. , 2016/1854 K. "" Sanık ... hakkında, mühür bozma suçundan ...Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2013 tarih, 2013/702 esas, 2013/971 sayılı kararıyla kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 29.12.2015 tarih, 2015/13479 Esas, 2015/6731 sayılı ilam ile beraat hükmünün onanmasına karar verildiği ve bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2016 gün ve 2014/161854 sayılı yazıs…
**21. Ceza Dairesi 2016/887 E. , 2016/1854 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık ... hakkında, mühür bozma suçundan ...Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2013 tarih, 2013/702 esas, 2013/971 sayılı kararıyla kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 29.12.2015 tarih, 2015/13479 Esas, 2015/6731 sayılı ilam ile beraat hükmünün onanmasına karar verildiği ve bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2016 gün ve 2014/161854 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca sanık aleyhine itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasa’nın 38. maddesine göre “kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” Aynı hususlar, 5237 sayılı TCK'nun “Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi” başlıklı 2. maddesinde de vurgulanmış ve “İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.” hükmüne yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK'nun "Kamu güvenine karşı suçlar" bölümünde, 203. maddede düzenlenen "mühür bozma" suçunun konusu, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin olduğu gibi korunması veya üzerinde değişiklik yapılmaması için konulan mühürdür. Suçla korunan değer, kamu idaresinin, dolayısıyla devletin otoritesidir. Kanunla verilmiş yetkiye dayalı olarak ve usulüne uygun bir şekilde yetkili makam tarafından konulan mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi ile mühür bozma suçu oluşur. Devlet daha önce, elektrik dağıtım ve satışını Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara bağlı müessese ve ortaklıklar eliyle gerçekleştirirken, bu hizmet özelleştirme uygulamaları kapsamında, dağıtım ve perakende satış lisansı sahibi özel hukuk tüzel kişileri olan şirketlere devredilmiştir. Elektrik ve Doğalgaz'ın dağıtım ve satışının Kamu İktisadi Teşebbüsleri tarafından gerçekleştirildiği dönemde ve özelleştirme programının yürütüldüğü sürece, usulsüz veya kaçak kullanımların tespiti üzerine usulünce yapılan mühürleme işlemine aykırı davranışların TCK'nun 203. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğu tartışmasız ise de Elektrik ve Doğalgaz'ın dağıtım ve satışının, özelleştirme uygulamaları sonucu lisans sahibi özel şirketlere devredilmesinden sonra özel şirket yetkililerince yapılan mühürleme işlemi ve buna aykırı davranışların ceza hukuku açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 37. maddesinin 27.04.1995 tarih ve 4105 sayılı Yasayla değişik (a) bendine göre “Bu Kanun hükümleri gereğince özelleştirme programına alınan kuruluşlar özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında varsa kendi kuruluş kanunları ile diğer kanunlarda yer alan bu Kanuna aykırı hükümler ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmaz.”