12. Ceza Dairesi 2020/4931 E. , 2023/5486 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı
**12. Ceza Dairesi 2020/4931 E. , 2023/5486 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2020 tarihli ve 2016/237727 sayılı, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü: 1.Sanığın olay günü, sevk ve idaresindeki 34 ZRP 36 plakalı otomobil ile Pınarhisar istikametinden gelip Evren mahallesi istikametine geçmek üzere Cumhuriyet meydanı dönel kavşağına girerek sola manevra ile ada etrafında dönüş yaptığı esnada sağ tarafından gelip Atatürk caddesini takiben Pınarhisar istikametine seyir halinde olan maktul sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorlu bisikletin ön kısmı ile otomobilin sağ ön tarafına çarpması neticesinde olaydan yaklaşık 2 ay kadar sonra ölenin rahatsızlanarak tekrar Kırklareli Devlet Hastanesine yatırıldığı, burada yapılan tedavi süreci sonunda 10/09/2015 tarihinde vefat ettiği, Kırklareli Adli Tıp Kurumunun 23/11/2015 tarih ve 2015/428 sayılı raporuna göre, soruşturma süreci esnasında vefat eden ...'ın, ölümü ile meydana gelen trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmıştır. 2.Kaza tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 22/12/2015 tarih ve 12339 sayılı raporuna göre, meydana gelen kazada, ölenin asli kusurlu, sanığın ise, dönel kavşağa geldiğinde sola manevra ile ada etrafında dönüş yaptığı sırada bölünmüş yolu takiben herhangi bir aracın yaklaşıp gelebileceğini dikkate alarak dönüşü sırasında görüş alanını yeterince kontrol etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup kontrolsüz şekilde seyrettiği, önlemsiz şekilde motosiklete çarptığı ve tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanık Müdafiinin Kusura İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde Tekirdağ 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/223 E, 2013/156 K sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 24.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, mahkemece "sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" karar verilmiş olup; hükümde bu yönü ile bir hukuka aykırılık bulunmamış olup sanık müdafiininn temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.