4. Hukuk Dairesi 2011/7549 E. , 2012/9797 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-k.davalı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 20/03/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve karşılık davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/03/2007 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili; duruşmasız olarak da davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle…
**4. Hukuk Dairesi 2011/7549 E. , 2012/9797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-k.davalı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 20/03/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve karşılık davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/03/2007 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili; duruşmasız olarak da davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/06/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-k.davalı asil ... geldi, karşı taraftan davalı-k.davacı vekili adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı/karşılık davacının tüm, davacı/karşılık davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacı/karşılık davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava ve karşılık dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve karşılık davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı/karşılık davalı ve davalı/karşılık davacı tarafından temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda; asıl ve karşılık davaya konu olgular, tarafların durum ve yukarıda gösterilen ilkeler gözönünde tutulduğunda, asıl davada takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Karşılık davada ise, takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece, asıl davada daha üst düzeyde; karşılık davada ise, daha az bir miktarda tazminat takdir edilmesi uygun olacağından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı/karşılık davalı yararına BOZULMASINA; davalı/karşılık davacının tüm, davacı/karşılık davalının öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı-k.davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.