4. Hukuk Dairesi 2010/12105 E. , 2011/14009 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... İletişim Bilgisayar Medikal Hiz.San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**4. Hukuk Dairesi 2010/12105 E. , 2011/14009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... İletişim Bilgisayar Medikal Hiz.San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, Borçlar Kanunu’ nun 41. maddesi gereğince haksız fiile bağlı olarak uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalının iş yerinde su baskını meydana gelmesi neticesinde kendisine ait iş yerinin zarar gördüğünü, iş yerinde bulunan bilgisayar, cep telefonu ve koltukların kullanılmaz hale geldiğini beyanla, 8.000,00 TL maddi tazminatın ödetilmesini istemiştir. Yerel Mahkemece, keşif yapılamaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, zararlı sonucu oluşturan su baskınının 27/06/2008 tarihinde meydana geldiği, mahkemece keşif ara kararının 04/11/2009 tarihinde verildiği gözetildiğinde, mahallinde keşif yapılmak suretiyle zarar kapsamının belirlenmesi durumunda, tüm delillerin bu süre içerisinde dava konusu yerde aynı kalması beklenemeyeceğinden, dosya üzerinden bilirkişi marifetiyle tanık beyanları, olayın hemen sonrasında tutulan zabıta tutanakları, olayın hemen sonrasında çekilen fotoğraflar ve tarafların ileri sürdükleri tüm deliller üzerinde inceleme yapılmak suretiyle zarar kapsamı belirlenebilir. Dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak, dava konusu zararın kapsamı belirlenmeli, bu yöntemle zarar tutarının belirlenememesi durumunda ise Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince takdir edilecek uygun bir tutar, maddi zarar olarak kabul edilmelidir. Zira; Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince, zararın varlığını ve tutarını kanıtlamak zorunda olan davacının, zararın gerçek tutarını kanıtlamakta zorlandığı veya kanıtlanmasının davacıdan beklenemeyeceği durumlarda yargıç, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zarar tutarını kendiliğinden belirler. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davacının keşif gideri yatırmadığından bahisle davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.