(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15091 E. , 2013/8963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatı ile) DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz eşyası ve ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, dav
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15091 E. , 2013/8963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatı ile) DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz eşyası ve ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde, düğün esnasında bir kısım eşyalar ve ziynet eşyalarının davalıya teslim edildiğini, bu durumun çeyiz senedi adı altında 14/05/2010 tarihli protokole bağlandığını, 14/05/2010 tarihli protokole göre70 gram altın, dört adet yatak, oturma grubu, yatak odası takımı, bir adet televizyon, çamaşır makinesi, fırınlı ocak, buzdolabı, mutfak eşyası takımı, sandık ve iç malzemesi, iki adet taban halısı, elektrik süpürgesi, bir adet ütü ve masası, dikiş makinesi, beş adet battaniye, beş adet 2x2 halının davacının babası tarafından davalıya teslim edildiğini, davalının, davacıyı en son 28 Kasım 2010 tarihinde siniri geçene kadar dövdüğünü, boğazını sıktığını, küfür ve hakaretlerde bulunduğunu ve öldürmekle tehdit ettiğini, davacının daha fazla dayanamayarak kolluk kuvvetlerine şikâyette bulunduğunu, davacının karakoldan sonra evine dahi uğrayamadan babasının evine sığınmak zorunda kaldığını, davacının 14.05.2010 tarihli çeyiz senedinde yazılan ve teslim ettiği eşyaları alamadığını ileri sürerek, 14.05.2010 tarihli çeyiz senedinde yazılan eşyaların aynen iadesini ya da bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davacıya ait hiçbir eşyanın evinde kalmadığını, zaten ziynet eşyalarını üzerinden hiç çıkarmadığını, çeyiz olarak getirdiği eşyaları boşandıktan sonra götürdüğünü, hatta davacının kendisine ait olan 80 gr altını da alarak gittiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi, evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Olayımıza gelince; Davalı tarafça çeyiz senedindeki eşyaların davacı kadına teslim edildiği beyan edilmiştir. Bu durumda, davalı çeyiz senedindeki eşyaların (ziynet ve çeyiz) davacıya teslim edildiğini yasal delillerle kanıtlamak yükümü altındadır. Başka bir anlatımla ispat yükü davalıya aittir. Davalının çeyiz ve ziynet eşyalarını davacıya iade ettiğini 6100 sayılı HMK.'nun 201.maddesine (HUMK. Md.290) göre yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir. Davalı tarafından yazılı belge sunulamadığından, davalıya, 14.05.2010 tarihli protokolde yazılı eşyaların davacıya teslim edildiği, davacı tarafından eşyaların götürüldüğü konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.