(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8605 E. , 2010/10442 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içe…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8605 E. , 2010/10442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, kadastro çalışmaları sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı adına tescil edilen ... köyü 120 ada 10 ve 15 parsel ile 121 ada 65 parsellerin mera olduğunu, özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceğini belirterek kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davayı kabul etmediklerini bildirmiştir. Mahkemece, 120 ada 10 ve 15 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına 121 ada 65 sayılı parsel hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyize getirmiştir. Dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları incelendiğinde 120 ada 10 ve 15 sayılı parselin "tarla", 121 ada 65 sayılı parselin "çayır" niteliği ile tescil edildiği, 120 ada 10 ve 15 sayılı parsellerin 120 ada 45 sayılı mera parseli içinde kaldığı, 121 ada 65 sayılı parselin ise 121 ada 88 mera parseline sınır olduğu anlaşılmaktadır. Ziraatçı bilirkişi raporunda 120 ada 10 ve 15 sayılı parsellerin mera özelliği, 121 ada 65 parselin ise çayır özelliği gösterdiği bildirilmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tarife göre çayır; taban suyunun yüksek bulunduğu veya sulanabilen yerlerde biçilmeye elverişli yem üretilen ve genellikle kuru ot üretimi için kullanan yerlerdir. Çayır nitelikli bir yerin aynı zamanda mera özelliği taşıyabileceği kuşkusuzdur. Nitekim; anılan kanunun 3. maddesi (i) bendinde çayır, mera, yaylak ve kışlak arazisinin sınırlandırmaya tabi olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar bir yerin çayır olması mutlak suretle zilyetlikle kazanmaya elverişli olmadığının kabulünü gerektirmez ise de bu yerin özellikleri ve kullanma biçimi, özellikle de taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılan parsel içinde kalması mera bütünlüğünü bozacağından o yerin meradan açıldığını ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu gösterebilir. Ne var ki; mahkemece bu konuda yapılan inceleme ve araştırma ile bilirkişi raporu yetersizdir.